8 Temmuz 2013 Pazartesi

5 Temmuz 2013 Cuma

ABİDELERİ VE KİTABELERİ İLE ERZURUM TARİHİ

Abİdelerİ Ve Kİtabelerİ İle ERZURUM TARİHİ
İBRAHİM HAKKI KONYALI
ERZURUM VALİLİĞİ TIPKI BASIM 2011


İbrahim Hakkı Konyalı’nın eserinin, Erzurum Valiliğince  hazırlanan ve yayınlanan tıpkı basımı.

ABİDELERİ VE KİTABELERİ İLE ERZURUM TARİHİ

ABİDELERİ VE KİTABELERİ İLE ERZURUM TARİHİ
İBRAHİM HAKKI KONYALI
ERZURUM TARİHİNİ ARAŞTIRMA VE TANITMA DERNEĞİ  1960

İbrahim Hakkı Konyalı bu eserinde Erzurum’un Tarihi olaylarını, sanat eserlerini, kültür ve folklorunun özelliklerini tanıtmaktadır. 


ALLAHUEKBER ŞEHİTLERİ

ALLAHUEKBER ŞEHİTLERİ
ALPER ERZURUMLU
FERFİR YAYINLARI

Doktor Derviş yatmaya hazırlanırken düşünüyordu Bu mevsimde Allahuekber Dağını aşmakla Rus ordusunu yenmiş Kafkasyayı fethetmiş sayılırız. Ama ortalıkta ne Rus ordusu var ne de Kafkasya. Tek görünen Allahuekber Dağı canavarından kurtula bilen bir avuç asker.

Balkan Savaşını atlatan Onuncu Kolordu Allahuekber Dağı karlarına gömülüp kalmıştı. Bölge senenin dört ayı boyunca karlarla örtülüydü. Kar yüksekliği kimi yerlerde bir metreyi geçiyordu. Zemheriler diye bilinen en soğuk günlerdi. Sıfırın altında kırk dereceye düsşen soğuk düşmandan daha çok düşmandı.


Yapılan harekat planına göre 9. Kolordu Sarıkamış Dağlarını 10. Kolordu ise Allahuekber Dağlarını aşarak Rusları Sarıkamış’ta kuşatıp imha edecekti. Amaç Rusların eline yıllar önce geçmiş olan Kars Ardahan ve Sarıkamış’ı kurtarıp Kafkaslara sarkmak böylece Rus ordusunu üzerimize çekip Alman ordularına yardımcı olmaktı Savaş hazırlıkları tam olarak yapılmadan Türk askeri cepheye sürülmüştü.

ALVARLI EFE HAZRETLERİ

ALVARLI EFE HAZRETLERİ
AHMET ERSÖZ
NİL YAYINEVİ

O, anlayabildiğim ölçüler içinde büyükçe yaşadı; ama katiyen debdebeye düşmedi. Hakk'a kurbiyet dairesinde dönüp durdu; fakat hiç mi hiç ihtişama ve alayişe yüz vermedi. Adeta bir huma kuşu gibi gölgesi vardı, kendisi yoktu. O, akıl gözümü doğru düşünce ile birleştirmeye muvaffak olmuş ve kalpkafa izdivacı gibi çok az talihlinin ulaşabildiği bir noktada kutup bir insandı. O, en kötü dönemde, en ağır şartlar altında kimseye  pes etmeden ve hiç bir şeye takılıp kalmadan medrese ilimleri ile tekkenin aşk ve şevkini telifı başarmış çok nadide temiz soluklardan biriydi. Himmetindeki yükseklik ve idaresindeki bu derinlik sayesinde bizlere ilkler arasındaki mesafeyi bir ölçüde muvaffak olmuş ve arkadan gelenlere zemin hazırlamıştır. O hep himmeti ali olarak yaşadı ve himmeti de insanımızın kendi dünyasına, kendi kültürüne uyanması istikametinde idi. Evet, bir taraftan laubalilerin, başıboşların iplerini çekiyor; onlara çizgilerini ve çizgilerinde derinleşmeyi gösteriyor; diğer yandan da eski sistemde İslami ilimlerle meşgul olanların marifetullah, muhabbetullah ve zevk-i ruhaniye çağırıyor; adeta herkesin sofrasına ilahi varidattan bir şeyler atarak, hemen her kesimden ruhaniyetten bir şeyler meydana getirmeye çalışıyordu.

Ahmet Ersöz’ün kaleminden Hace Muhammet Lütfi Efendi.


ANADOLU SELÇUKLULARI DÖNEMİNDE ERZURUM 1202-1318

ANADOLU SELÇUKLULARI DÖNEMİNDE ERZURUM 1202-1318  
Dr.OSMAN GÜRBÜZ
AKTİF YAYINEVİ 


Dr.Osman Gürbüz;  XIII. yüzyılın ilk çeyreğinde bölge, Erzurum Selçuklu Beyliği'nin kuruluşuna, bir siyasi oluşumun komşuları ve Anadolu Selçuklu Devleti ile ilişkilerine, varoluş kavgasını sürdürebilmek için şehzadelerini Gürcü prensleriyle evlendirip Celaleddin Harezmşah ittifakına katılmalarına ve yaptıkları yanlış seçim yüzünden beyliklerini kaybetmelerine tanık olur. Yüzyılın ikinci çeyreğinde yöre, Konya’daki merkezi hükümete bağlanarak bir yandan Keykubad ve Keyhüsrev zamanının zenginlik ve refahını yaşarken, diğer yandan şehir Moğol tehlikesine karşı ana savunma üssü olarak hazırlanır. Aynı yüzyılın üçüncü çeğreğinde işgalin olumsuz etkilerinden sıyrılan şehir, Bağdat'ın yerini alan İlhanlı başkenti Tebriz'i Akdeniz ve Karadeniz'e bağlayan yolların kavşağında önemli bir ticaret merkezi haline dönüşür. XIV. yüzyıl başlarında Gazan ve Olcaytu hanların bayındırlık hamlesinden yüklü bir pay alır. 

Selçuklu ülkesinin Doğu Anadolu ucunu oluşturan Erzurum bölgesinin tarihinin aynı zamanda Anadolu Selçuklularının tarihi olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir. 

ANILAR

ANILAR
SADRAZAM SAİT  PAŞA
ŞEMSETTİN KUTLU
HÜRRİYET YAYINLARI 1977

Hayatı boyunca 9 kez sadrazam olarak Osmanlı tarihinde rekor kıran Erzurumlu Sait Paşa’nın, Görevde olduğu, Osmanlının en kötü ve zayıf günlerindeki anıları; Şemsettin Kutlu tarafından sadeleştirilerek ve günümüz diline uyarlanmış ve akıcı bir dille okuyucuya sunulmuş.

AŞIK GÜLHANİ - HAYATI - SANATI – ŞİİRLERİ


AŞIK GÜLHANİ - HAYATI - SANATI – ŞİİRLERİ
Yrd.Doç.Dr.ABDULKERİM DİNÇ
PALANDÖKEN BELEDİYESİ

Yrd.Doç.Dr.Abdulkerim Dinç’in  kaleminden Erzurumlu Aşık Gülhani’n hayat hikayesi ve şiirleri

Ey Aşık Gülhani gafletten ayıl,
Dikkat et gerçeğe edesin meyil,
Çantayla dolanmak katiplik değil,
Ancak güzel yazı yazmak önemli.

AŞIK MEVLÜT İHSANİ HAYATI-SANATI-ŞİİRLERİ

AŞIK MEVLÜT İHSANİ HAYATI-SANATI-ŞİİRLERİ               
Yrd.Doç. Dr.DİLAVER DÜZGÜN
ERZURUM

Yrd.Doç. Dr. Dilaver DÜZGÜN tarafından Erzurumlu Âşık Mevlüt İhsani’nin hayatı ve eserleri hakkında yapılan araştırma, aşığın 200 şiiri ve bazı karşılaşmalarından verilen örnekler. 


Gidenleri eyleyemez
Yollar üzgün ben üzgünüm
Dertlerini söyleyemez
Diller üzgün ben üzgünüm

Cahil olan söze kanmaz
Yüz yaşar yine uyanmaz
Uçtu sunam geri dönmez
Göller üzgün ben üzgünüm

Kumaş seçtim çıktı parça
Ne kol çıktı ne de paça
Bağrım gibi parça parça
Şallar üzgün ben üzgünüm

Bunca gelen yiğit n’oldu
Kaderin dediği oldu
Bülbül uçtu gül de soldu
Güller üzgün ben üzgünüm

Mevlüt İhsan kara yazım
Yok kadere itirazım
Kara kılıf kara sazım
Teller üzgün ben üzgünüm



BAŞIMIZA GELENLER M.ARİF BEY

BAŞIMIZA GELENLER M.ARİF BEY
HAZIRLAYAN M.ERTUĞRUL DÜZDAĞ
İZ YAYINCILIK

Mehmet Arif Beyin “Başımıza Gelenler”  eseri, yazarı tarafından bizzat yaşanmış, büyük ve millî bir felâketin, “93 Harbi” diye bilinen 1877-78 Rus Harbi’nin birinci elden ve birçok bakımdan hikâyesidir. 

Bir ilim ve fikir adamı olan yazar, kitabına, savaşın yalnız görünen sahnelerini kaydetmekle kalmamış; bundan çok daha önemli olarak, olayların, resmî tarihlere geçmesi mümkün olmayan perde arkasını, oluşma sebeplerini, subayların, erlerin, gönüllülerin ve harp sahasındaki müslim gayrimüslim, dost düşman, her kavim ve kabileden muhtelif sivil halkın ruh hallerini, inançlarını, duygu ve düşüncelerini, hep beraber çekilen maddî ve beşerî güçlükleri; geçirilen buhranlı ve değişken ruhî durumları; kahramanlıkla korkaklık, cesaretle bozgun arasında gidip gelen insanî duyguları, buna sebep olan eski ve yeni siyasi ve sosyal şartların mâhiyetini, gelenek görenek ve eğitim sisteminin bu hallere olan tesirlerini tespit etmeye çalışmış; bu yolda çok isabetli teşhis ve tahlillerde bulunmuştur.            

BEŞ ŞEHİR

BEŞ ŞEHİR
AHMET HAMDİ TANPINAR
BAŞBAKANLIK KÜLTÜR MÜSTEŞARLIĞI KÜLTÜR YAYINLARI

'Hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır.' Tanpınar'ın en önemli denemelerinden biri olan bu kitapta beş şehir anlatılmaktadır: Ankara, Erzurum, Konya, Bursa, İstanbul.

Erzurum

Hiçbir yerde memleketin Birinci Cihan Harbi'nde geçir­diği tecrübenin acılığı burada olduğu kadar vuzuhla görülemezdi. Bu, eski ressamların tasvir etmekten hoşlandığı şekilde, ölümün zaferi idi. Dört yıl, bu dağlarda kurtlara insan etinden ziyafetler çekilmiş, ölüm her yana dolu dizgin saldır­mış, seçmeden avlamıştı. Uğursuz tırpan durmadan, bir saat rakkası gibi işlemiş, rast geldiği her şeyi biçmişti. Bununla beraber, nüfusu altmış binden sekiz bine inen Erzurum Millî Mücadeleye ön ayak olmuş, Ermenistan zaferini idrak etmiş, yavaş yavaş sağ kalan hemşerilerini toplamaya başlamıştı.

Erzurum Türk tarihine, Türk coğrafyasına 1945 metreden bakar. Şehrin macerası düşünülürse, bu yükseklik daima göz önünde tutulması gereken bir şey olur. Malazgirt Zaferinin açtığı gedikten yeni vatana giren cedlerimizin fethettikleri büyük, merkezi şehirlerden biridir.

Tarihimizin ikinci dönüm yerinde, Millî Mücadelenin ilk temeli gene Erzurum'da atılır. Her şeye rağmen hür, müstakil yaşamak iradesi, ilkin bu kartal yuvasında kanatlanır. Atatürk, Erzurum'dan işe başlar. Tıpkı ilk fatihler gibi oradan Anadolu'nun içine doğru yürür; ordan başlayarak yurdumuzu, milletimizin tarihî hakları adına yeni baştan fethederiz.


Tanpınar'ın gözlemleri, etkileyici üslubu birleşince edebiyatımızın en değerli eserlerinden biri doğmuştur. Türk Edebiyatında en kıymetli denemelerden biridir.

BİR DEMET TARİH

Bİr demet tarİh
MUZAFFER TAŞYÜREK
öğretmen yayınları

Ertuğrul Gazi,  Söğüt'te oturuyordu.  Bir gün köyleri dolaşmaya çıkmıştı.  Akşam olunca İtburnu köyünde bulunan ulemâdan bir zâtın evinde misafir kaldı.  Ev sahibi Ertuğrul Gazi'ye fazlaca ikramda bulundu.  Ertuğrul Gazi, gece yatacağı zaman rafta bulunan bir kitabı görüp,  sordu:

-“Bu kitap nedir?”

Ev sahibi:

-“ Kur'an-ı Kerîm'dir.” dedi ve odadan çıkıp gitti. 

Ertuğrul Gazi,  serilmiş yatağa yatmayıp,  Kur'an-ı Kerim'in önünde el bağlayıp,  sabaha kadar ayakta durdu.  Ancak güneş doğarken otuduğu yerde kendinden geçince, bir rüya gördü.  Rüyasında bir pîr ona:

“Sen,  Allah Kelamı  olan Kur'an-ı Kerîm'e halis bir kalp ile saygı gösterdin; bunun için sana mükafat olarak evlat ve torunlarına padişahlık verildi.  Bütün neslin aziz olsun!”  dedi.

Ertuğrul Gâzi,  Selçuklu Sultânı Alâeddîn'in vefâtına kadar altı sene etrâfın fethi ve İslâmiyetin yayılması için bütün gayreti ile çalıştı.

Tarihçi Muzaffer Taşyürek kaleminden; Osmanlının kuruluşundan yakın tarihimize kadar geçmişimizde anlamlı bir gezinti



BİR KENTİN DİLİ ERZURUM

BİR KENTİN DİLİ ERZURUM
TANER ÖZDEMİR


Rıfkı Salim Burçak Kız Teknik ve Meslek Lisesi, Tarih öğretmen-leri Taner Özdemir editörlüğünde, 9 ve 10'uncu sınıf öğrencile-rinin 3 aylık çalışması 'Bir kentin dili Erzurum' ismiyle yayımlandı. 

Erzurum'un kültürel yaşamını, kaybolan gelenek ve görenekleri ile manevi değerlerinin yer aldığı sözlü tarih derlemesi bir çalışma.

BİR KENTİN SOLGUN YÜZÜ

BİR KENTİN SOLGUN YÜZÜ
FERİDUN ANDAÇ            
DHARMA YAYINLARI

“Bir Kentin Solgun Yüzü”, bir kentin zamanla değişiminin kitabıdır. Çocukluğunun izini süren Feridun Andaç, "çocukluk cennetim" dediği kendi Erzurum'una, çocukluk kentine yıllar sonra dönüp bakışında hayal kırıklığını ve hüznünü anlatır  her bir satırında.



BİR KÖY TARİHİ: CİNİS

BİR KÖY TARİHİ: CİNİS
Prof. Dr.ENVER KONUKÇU/Doç. Dr.İBRAHİM ATNUR
DERGÂH YAYINLARI 


Osmanlı döneminde bir süre nahiye de olan Cinis köyünün tarihi, Prof. Dr. Enver Konukçu ve Doç. Dr. İbrahim Atnur’un çalışmalarıyla elimize ulaştı. 

Ahmet Hamdi Tanpınar dört gün misafir olduğu Cinis köyünü Beş Şehir kitabında anlatır. Tarihi boyunca; bereketli günleri ve zenginliği barındırdığı gibi, harp ve talan yıllarında açlık ve yoksulluğu da yaşar. 

"Bir Köy Tarihi: Cinis" kitabında tarihin dönemlerinde bir köy anlatılırken, Osmanlı kayıtlarında ve günümüz verileriyle bu köyün sosyal ve iktisadî yapısı incelenmektedir.

BİR SAVAŞIN BİLİNMEYEN ÖYKÜSÜ ‘SARIKAMIŞ HAREKÂTI'

Bİr savaşın bİlİnmeyen öyküsü  ‘Sarıkamış Harekâtı'
Yrd. Doç. Dr.Yavuz Özdemİr
ERVAK YAYINLARI


Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yavuz Özdemir'in Osmanlı, Genelkurmay Başkanlığı ve Alman arşivlerinden derleyerek hazırladığı "Bir Savaşın Bilinmeyen Öyküsü (Sarıkamış Harekatı)" adlı, arşiv belgelerine dayanan kitabıyla, bugüne kadar bilinmeyen veya yanlış bilinen birçok gerçeğin gün yüzüne çıkarıyor. 

Sarıkamış Harekatı'nda ilk defa uygulanan savaş planları, Enver Paşa'nın ordunun başına geçmesi, savaşta yaşanan imkansızlıklar, toplu donma olaylarının gerçek yüzü, Ermenilerin ihaneti, savaşın Çarlık Rusya'nın yıkılma sürecine etkisi ele alınıyor.

BİR ŞEHRİN RUHU: ERZURUM

BİR ŞEHRİN RUHU: ERZURUM
M.SITKI ARAS
DERGÂH YAYINLARI

Sıtkı Aras Erzurum´un Manevi Mimarları ile tanıtmaya başladığı Erzurum´u ve Erzurumluyu elinizdeki eserle tamamlıyor. 

Erzurum insanını coğrafyası, tarihi ve kültürü içinde inceliyor. "Duruşu" ve "sükutu"yla meşhur olan Erzurumlunun derin tabakalarına inerek Dadaş tipini, Veli  tipini, hanedan (bey) tipini, mütefekkir ve alim tipini, nüktedan tipini örnekleriyle bizlere anlatıyor. 

Bir şehrin ruhunda bir şehri bulacaksınız, Erzurum´u.



BİR VAKİTLER ERZURUM

BİR VAKİTLER ERZURUM
İBRAHİM AYDEMİR
DERGÂH YAYINLARI


Bir Vakitler Erzurum, geçmiş Erzurum´a özlemdir, Erzurumluluğu hazırlamadır, bir milletin yeşerip cihana fışkırmasında kaynaklık eden mekanın hatıralar yüküdür. Bu kitap geçmişi soldurulan Erzurum ve Erzurumluluğun türküsüdür. Hafızaların tazelenmesi, maziye ve umursamazlığa yakılan ağıttır. 

Bir Vakitler Erzurum, unutulmuş mekanlar olaylar ve insanlarıyla hepimizin hikayesidir.

BÜTÜN YÖNLERİYLE ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ SEMPOZYUMBİLDİRİLERİ

BÜTÜN YÖNLERİYLE ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ SEMPOZYUM BİLDİRİLERİ
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ

Hak Şerleri hayr eyler
Zannetmeki gayr eyler
Ârif ânı seyr eyler
Melâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


16-18 Kasım 2011 tarihleri arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü tarafından düzenlenen “Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Sempozyumu’nda” bilim adamlarınca sunulan 69 tebliğden 49 tanesi konu bütünlüğü oluşturacak şekilde tasnif edilerek kitapta sunulmaktadır.

BÜTÜNÜYLE ERZURUM KONGRESİ; I,II VE III NCÜ CİLTLER

BÜTÜNÜYLE ERZURUM KONGRESİ; I,II VE III NCÜ CİLTLER         
Prof.Dr.Fahrettin KIRZIOĞLU
KÜLTÜR OFSET

1. CİLT: (Vilayati Şarkıyye Müdafaa-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti'nin Kuruluşu, Hazırlıkları, Erzurum Vilâyet Kongresi, 17-21 Haziran 1919)

2. CİLT: Büyük Ermenistan ve Pontus Krallığı Kurma Akımlarına Karşı Vilayati Şarkıyye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti ile Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'nin Ortaklaşa Yaptığı Erzurum Umumî Kongresi, 23 Temmuz-7 Ağustos 1919)

3. CİLT:(Erzurum Kongrelerinin Belge ve Zabıt Asıllarının Klişeleri, Erzurum ve Atatürk ile İlgili Fotoğraflar 1919-1924, Kongre Mümessillerinin Fotoğraf ve Hal tercümeleri)


Resmi arşiv ve ailelerdeki belge ve hatıralara göre yayına hazırlayan: Prof.Dr.Fahrettin Kırzıoğlu

CENUB-İ GARBİ KAFKAS HÜKÜMETİ

Cenub-İ Garbİ Kafkas Hükümetİ
Yrd.Doç.Dr.AHMET Ender GÖKDEMİR
ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ


Yrd.Doç.Dr.Ahmet Ender Gökdemir’in araştırma eseri; 17-18 Ocak 1919 tarihleri arasında gerçekleştirilen Büyük Kars Kongresi'nin sonucunda kurulan ve 12 Nisan'da İngilizlerin Kars'ı işgal etmeleriyle son bulan; Kars (hükümet merkezi), Batum, Ahıska, Ahılkelek, Artvin, Ardahan, Acara, Posof, Çıldır, Göle, Oltu, Karakurt, Sarıkamış, Karapınar, Kağızman, Kulp, Iğdır, Serdarabat, Aralık, Nuraşen, Nahcivan, Culfa ve Orduabat gibi yerleri kapsayan "Güneybatı Kafkas Cumhuriyeti" veya "Kars Cumhuriyeti" ni kuruluşundan lağvedilişine kadar kapsıyor.

ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE ERZURUM

ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE ERZURUM   
RAHMİ HÜSEYİN ÜNAL
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI

Erzurum Çifte Minareli Medreseyi kim, hangi tarihte yaptırdı sorusu hala cevap bulmamışken, birde Hundi Hatun'un konusu halen çözülmüş değil.  Medresenin kitabesinin veya vakfiyesinin  bütün soruları cevaplaması gerekirken bir kitabede mevcut değildir.

Halk arasında bir farsça kitabenin varlığı söylene gelmektedir ve  1829 yılında  Ruslar tarafından yerinden sökülerek  St. Petersburg'a götürüldüğü rivayet edilmektedir.


Çifte Minareli Medreseyi her yönden tanıtım amaçlı inceleyen bir eser.

ÇIKMAZ SOKAK


ÇIKMAZ SOKAK
Dr.M.ŞADİ TANŞU
DERGÂH YAYINLARI

Erzurum Caferiye Mahallesi'nde doğan "Kadıhafızoğulları"ndan Dr.M.Şadi Tanşu bir Erzurum sevdalısıdır. Hacmi küçük, duygu ve hatıralarla yüklü kitap, bir sevginin yurdu ve şehri vareden manevi hasletlerin terennümüdür.

"Kadıhafızoğulları"nın yedinci neslinin temsilcisi, Cumhuriyet Caddesi Sudamı Çıkmaz Sokak'tan günümüzde kaybolan insan duygu ve münasebetlerini bize hatırlatıyor.


DAMLA DAMLA ERZURUM

DAMLA DAMLA ERZURUM        
SABAHATTİN BULUT
Erzurum Halk Oyunları-Halk Türküleri Derneği Kültür yayınları 1989

" Damla Damla Erzurum " O günlerde Erzurum Halk Oyunları-Halk Türküleri Derneği Başkanı olan Sabahattin Bulut’un kaleminden  Erzurum'un kültür ve sanat tarihi, halk edebiyatı, folkloru, turistik değerleri  özetinin bir kitapta toplanması.

  

DE HELE

DE HELE
GÜRBÜZ PAPAĞAN

Gürbüz Papağan’ın 1 ncİ Şiir Penceresinden seçmeler;

Sabağın erinden cama çıhirsan,
Gerib gerib yeniş yohuş bahirsan,
Bilmirsenki yüregimi yahirsan,
Gız senin adın ne de hele,

Belliki gız sen burali değilsen,
Misafirsen ama, ecep kimin neyisen,
Bir başka bahirsan başga gülirsen,
Gız senin adın ne de hele,

Desdiler elinde suya gelirsen,
Zannedirem garşi dağın çiçegi sen güli sen,
Ecep melekmisen yohsa hürisen,
Gız senin adın ne de hele,

Gapının önünde sıra sıra duz daşi,
Uzanir bahiram sene köşeden, cız edir yüregim başi,
Ya yengen yanında olir, yada anan gardaşi,
Gız senin adın ne de hele,

Nahır gelir koyun guzu meleşir,
Harmanlıhta çoluh çocuh oynaşir,
Sen gelende elim dilim dolaşir,
Gız senin adın ne de hele,

Geyinirsen kot pantolun darıni,
Bahçalarda gez salını salını,
Hep bahirsan heyirsiz heç sorirsan halımı,
Gız senin adın ne de hele,

DOĞU ANADOLUDA RUS-ERMENİ MÜŞTEREK MEZALİMİ “MOSKOF MEZALİMİ”

DOĞU ANADOLUDA RUS-ERMENİ MÜŞTEREK  MEZALİMİ  “MOSKOF MEZALİMİ”
KADİR MISIRLIOĞLU
SEBİL YAYINEVİ 1970

Türkler tarihlerinde en çok Ruslarla savaşmıştır ve Türk Devletine ilk hasta adam yakıştırmasını da yapan moskoflardır. Kadir Mısırlıoğlu Kırım, Kafkasya, Azerbaycan, Türkistan ve  Doğu Anadolu’da Rus-Ermeni işbirliği ile Türklere yapılan mezalimi  belgelerle ve fotoğraflarla güçlendirerek bu eserde toplamış.


4 Temmuz 2013 Perşembe

''DOST ELİNDEN GELEN TURNA '' ERZURUMLU EMRAH HAYATI – ŞİİRLERİ


''DOST ELİNDEN GELEN TURNA '' ERZURUMLU EMRAH Hayatı – Şİİrlerİ
ORHAN URAL
HÜRRİYET YAYINEVİ

Yazar Orhan Ural’ın kaleminden Erzurumlu Emrah hayatı ve şiirleri.

Dedim dilber didelerin ıslanmış
Dedi çok ağladım sel yarasıdır
Dedim dilber ak gerdanın dişlenmiş
Dedi zülfüm değdi tel yarasıdır

Dedim dilber sana yazılmış kanım
Dedi niçün böyle edesin sultanım
Dedim teşne vermiş ince miyanın
Dedi ben sarıldım kol yarasıdır

Dedim seni saran serini vermiş
Dedi beni saran murada ermiş
Dedim peri yanaklarının kızarmış
Dedi çiçek sokdum gül yarasıdır

Dedim dilber Emrah aklımı aldın
Dedi sevdiğine pişman mı oldun
Dedim dilber niçin sarardın soldun
Dedi hep çekdiğim dil yarasıdır

EFSANE KADIN NENE HATUN

EFSANE KADIN NENE HATUN   
M.TALAT UZUNYAYLALI
NESİL YAYINLARI

Nene Hatun; 93 Harbi olarak anılan 1877 -78 Osmanlı Rus Savaşı sırasında tarihe adını yazdırdığı efsaneleştiği sırada henüz 20 yaşlarında körpe bir gelindi. Rusların Erzurum’ da Aziziye Tabyasını  ele geçirmesi onun içindeki vatan aşkını bir kor haline getirdi. Küçük yaştaki oğlunu ve üç aylık kızını evde bıraktı ve soluğu cephede aldı.


Düşmanda iyi silahlar vardı onlarda ise iman. Donanımlı bir orduya karşı taşlı sopalı kazmalı kürekli gırtlak gırtlağa bir mücadeleye girdiler gözlerini kırpmadan. Ve zafer onların oldu.İşte bu roman Nene Hatun'un adını tarihe altın harflerle yazdıran muhteşem kahramanlık destanını sunuyor.

ERMENİLERDEN GÖRDÜKLERİMİZ

ERMENİLERDEN GÖRDÜKLERİMİZ
Prof.Dr.ZEKİ BAŞAR
Ankara Basım ve Cİltevİ


Prof.Dr.Zeki Başar’ın kaleminden belgelere ve ilk ağızdan bilgilere dayanarak Erzurum’da Ermeni mezalimi.

ERZURUM AŞIKLIK GELENEĞİ

ERZURUM AŞIKLIK GELENEĞİ
Dr.METİN ÖZARSLAN
AKÇAĞ BASIM YAYIN


Aşıklık geleneğinin Erzurum`da, değişme şartlarına intibak ederek canlılığını sürdürdüğü bir vakıa olarak ortadadır. Uyanık, zeki ve yaratıcı olan yöre aşıkları,karşılaştıkları menfi şartlara rağmen, sanatlarını ısrarla icra ederek geleneği yaşatmakta-dırlar. Aşık ve dinleyici birbirini tamamlar. Geleneğin devam etmesinde aşıklar kadar önemli olan dinleyici kitlesinin aşıklara ilgisi, geleneğin etkili ve değişmez unsurudur. Aşıklar, dinleyici çevreye, geleneğin icra zeminleri yanında, kitle iletişim araçlarını da kullanarak ulaşmaktadırlar. Böylece gelenek, Erzurum dışına taşarak bütün ülkeye hitap etmektedir. Hitap alanının genişlemesine karşılık geleneğe ilgi çevrenin insanıyla sınırlıdır. Dolayısıyla geleneğin yaşaması, yarınlara taşınması ve yeni şekiller/işlevler yüklenmesi de bu gelenek çevresinin ilgisine bağlıdır. Erzurum`da aşıklara ve aşıklığa duyulan sıcak ilginin taşıdığı canlılık, geleneğinin en sağlam yaşama zemini olarak ayaktadır.

ERZURUM BARLARI YÖRESEL GİYSİLER

ERZURUM BARLARI YÖRESEL GİYSİLER 
İhsan Coşkun ATILCAN
ERZURUM KÜLTÜR VE DAYANIŞMA VAKFI YAYINI

Erzurum barları  ile civarda görülen erkek ve kadın folklorik kıyafetleri, İhsan Coşkun Atılcan tarafından incelenerek  bize sunulmaktadır.



ERZURUM BELEDİYESİ TARİHİ -1-

ERZURUM BELEDİYESİ TARİHİ -1-
MURAT KÜÇÜKUĞURLU
DERGÂH YAYINLARI

Türkiye'nin en eski belediyelerinden biri olan Erzurum belediyesi; iki cilt halinde hazırlandı. İlk cilt 1930 yılları arasını kapsamaktadır. 1877'de Belediye Kanununun çıkarılmasıyla kurumlaşmaya başlayan Erzurum Belediyesi'nde Şerif Efendi dönemi önem arz eder. Erzurum tarihine de Katkıda bulunan bir eser.

ERZURUM BELEDİYESİ TARİHİ -2-

ERZURUM BELEDİYESİ TARİHİ -2-
MURAT KÜÇÜKUĞURLU
DERGÂH YAYINLARI

Erzurum Belediyesi Tarihi 2" 1930-1950 yılları arasındaki "Tek Parti Dönemi"ni bütün yönleri ile kapsamaktadır.

ERZURUM BİR İPEKYOLU ŞEHRİ

ERZURUM BİR İPEKYOLU ŞEHRİ
MUZAFFER TAŞYÜREK
BİREY YAYINCILIK


Erzurum  tarihi çağlardan günümüze önemli bir yerleşim yeri, tarihi İpek yolu üzerinde bir ticaret merkezi, medreseleri, mektepleri ile bir eğitim şehri. Erzurum geçmişte ve bugün gerek yaşadığı olaylar, gerek yetiştirdiği insanlarla tarihe, edebiyata, sanata, siyasete, kültüre, imzalar atmış, bir şehir. Tarihe muhalif isimler çıkararak, imza atmış,  İstanbul'u haksız vergilere karşı çıkardığı isyanla titretmiş, sivri kalem ve sivri dilleriyle kelleri alınan şair, siyasetçi, asker, bürokrat, sivil muhalifler çıkarmış bir şehir. 

Muzaffer Taşyürek’in anlatımı ile; Nef'i'yi, Rüştü Paşayı, Kırbaşzade Fevzi Beyi, Hüseyin Avni Ulaş’ı, Kadı Raif Efendi’yi, Deniz Gezmiş’i, Cemal Gürsel’i, yetiştiren toprakların hikayesi.

ERZURUM ÇARŞI PAZAR

ERZURUM ÇARŞI PAZAR             
Sebahattİn BULUT      
KÜLTÜR YAYINLARI  1997

Cumhuriyet döneminde hele 1950 sonrası neyimiz varsa satılığa, pazara çıkardık. En güzel ve tipik Erzurum evlerinin üzerine "Satılık" yazıları yapıştırdık.

Evlerimizin araç-gereçlerinden tutun da, pirinç şamdanlarından bakır mangallarına kadar hepsini Bit Pazarı'nda pazarladık. Oymalı nakışlık ahşap çocuk beşiklerimizi ya semaverlerde yaktık veyahut sokaktaki bir nayloncudan bir leğenle değiştiriverdik.

Geniş yollarımızı zengin hatırlı kişilere, kaldırımlarımızı "Zemin Icarlı" bir maske ile siyasi partilere tahsis ettik.

Biz şimdi, satılanların, yıkılanların fotoğrafları ile Çarşı Pazar kurduk. Bakın arayın, neyi özlediyseniz, neleri anımsaya biliyorsanız bizim çarşımızda bulabileceğinizi ümit ediyoruz. Hepsi parasız, hepsi bedava, içiniz neyi sevdiyse onu satın alın ve gönül köşenize yerleştirin. Belki birgün onları da bulamayacaksınız.

Erzurum'da öyle bir çarşı pazar kuruldu ki Bit Pazarı'ndan aşağı.  Her şey kelepir.

Sadece bunları mı sattık? Daha neler pazarladık neler, üzerine tir-tir titrediğimiz, folklorik değerlerimizden Erzurum Bar'larınızı bile düğün salonlarında pazara çıkardık. Dadaş kisvesi altındaki soytarıların alınlarına para yapıştırarak ar ve hayayı da orada pazarladık.

"Erzurum Çarşı Pazar 
İçinde bir kız gezer 
Elinde divit kalem 
Dertlere derman yazar"

diye türküler söyledik. Ama şimdi kalemi de yitirdik, dermanı da.

Baksanıza, iki Erzurumlu zibidi, dilimizi ananelerimizi, âdetlerimizi pazarlayarak mahalli radyolarda ve gecelerde sözüm ona "şehir komikleri" olarak boy gösteriyor, Erzurum'la alay ediyorlar.

Hani,

"Palandöken yüce dağ 
Altı mor sümbüllü bağ 
Seni vermem ellere 
Nice ki bu canım sağ" 

diyerek türküler yakmıştık. 

Bunların hepsi kubbede "hoş seda" olarak kaldı. Buraya kadar yazdıklarımızı siz "latife" kabul edin. Onlara bırakmayın, bizim "gönül çarşımızda" biriktirdiğimiz "kültür varlıklarımıza" sahip çıkın.

                                                                                                      Sebahattin BULUT



ERZURUM DİYALOGLARI

ERZURUM DİYALOGLARI
FATİH KAYA
Yalın Yayıncılık

Erzurumlu çayı çok sever. Derler ki: Rize'de yetişir Erzurum'da içilir. Çay iyi olur olmasına göre çeşitli isimler alır. Davşan gani, nenemin abdest suyi, zeytin yaği, herif çayi.

Çay cani isteyen: Kızzırik oldum, dilim damağım gurudi, ğaşlandım, der.

Velhasıl çay Erzurum'da ab-ı hayat muamelesi görür. Kadınların toplandığı bir mekanda demliklerin biri gider, biri gelir. 15,20,30 bardak.

Avurtlarda tarçınlı agide, bardaklarda koca bir limon dilimi. Anam bu çaydan heç bişe annamadım biz gidağda evde devam edeğ, denir. Bir yerde misafirse, artık yeter içmirem desen de ev sahibi ısrar eder:  

-"Bi tene daha iç, bu da cırıldım çayı."


Fatih Kayanın derlemesi ile ilginç Erzurum tabirlerini tebessüm ederek okuma fırsatı.

ERZURUM EFSANELERİ

ERZURUM EFSANELERİ
Prof. Dr. BİLGE SEYİDOĞLU
DERGÂH YAYINLARI

Erzurum Efsaneleri, Erzurum ve yöresinde belli yerlere bağlı efsanelerin derlenmesi ve incelenmesinden oluşmuştur. Bütün dünyada insanlar oturdukları yeri kutsallaştırırlar. İnsanlar dünyaya manevi olarak yerleşir, kendileri ile mekân arasında bağ kurarlar. Bu konuda Türkiye dışında birçok araştırmalar yapılmıştır. Türkiye´de bu tür araştırmalar azdır. Erzurum´lu Prof. Dr. Bilge Seyidoğlu´nun Erzurum Efsaneleri isimli  incelemesi bu eksiği gidermektedir.


ERZURUM FIKRALARI VE MEŞHUR NÜKTEDANLAR

Erzurum Fıkraları ve Meşhur Nüktedanlar
Haluk Harun Duman
Duyap YAYINEVİ


Haluk Harun Duman'ın araştırmasında Erzurumlu ünlü nüktedanlar; Arap Şeko, Jilet Şeref, Gullebi Turan, Nail Baba, Naim Hoca, Teyo Pehlivan fıkraları ile Erzurum’a özgü anonim fıkralardan çeşitlemeler yer almakta.

ERZURUM FIKRALARI

ERZURUM FIKRALARI
MEHMET ZEKİ KILIÇ/YAŞAR ARTNUR
DERGÂH YAYINLARI


“Erzurum Fıkraları”; Anonim ve Erzurumlu nüktedanlara ait  olan fıkraları içermektedir. Kitaptaki fıkralarda eleştiri, muhalefet, insan karakterinin hayat içindeki pek çok yönünü; bazen mizaha, bazen acı gerçeklere bürünmüş olarak buluyoruz. 

Erzurum insanının; saf, muzip ve şakacı yönü, muhalif ve hayata bakış açıları, hayat içinde söylenmeyen gerçeklere vurgu yapması önemlidir. Derlemede "Erzurum ağzı" esas alınmış.

ERZURUM HALK MASALLARI ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR

ERZURUM HALK MASALLARI ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR
BİLGE SEYİDOĞLU
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ 1975

Atatürk Üniversitesi Halk Edebiyatı Asistanı Bilge Seyidoğlu tarafından, Erzurum Masalları ile ilgili yapılmış bu araştırma; masalları menşelerini, motiflerini ve metinlerini kapsamaktadır 

ERZURUM İLİ AĞIZLARI 1-2-3

ERZURUM İLİ AĞIZLARI 1-2-3
EFRASİYAP GEMALMAZ
TÜRK DİL KURUMU YAYINLARI 1978


Erzurum ili ağızları üzerine Efrasiyap Gemalmaz tarafından yapılan bu çalışma, 5066 kilometrekarelik bir alanı içeren yörede, 1965-1971 yılları arasında yapılmış olan soruşturma ve derlemelere dayanmaktadır. İçerisinde yer yer, Eski Türkçenin, Eski Anadolu Türkçesinin, Kıpçak Türkçesinin ve günümüz Türkiye Türkçesi konuşmasının özellikleri bulunan bu bölge ağzı, daha çok Türkçenin Türkmen-Azeri-Terekeme ağız izlerini göstermektedir. 

Üç cilt olarak hazırlanan bu eserde, I. cildin başında yer alan Ön Söz ve Giriş bölümlerinden sonra, eldeki malzemenin Ses Bilgisi ve Şekil Bilgisi yönünden bir incelemesi bulunmaktadır. II. ciltte örnek metinler yer almaktadır III. cilt ise; Bibliyografya, Sözlük, Ses Bilgisi ve Şekil Bilgisi'ne ayrılmıştır

ERZURUM İLİNDE ŞİFALI SULAR

ERZURUM İLİNDE ŞİFALI SULAR              
Doç.Dr.Zekİ BAŞAR
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI

Erzurum merkeziyle Aşkale,  Çat, Hınıs, Horasan, İspir, Pasinler, Karayazı, Narman, Oltu, Olur, Şenkaya, Tekman, Tortum ilçelerinin ve buralara bağlı köylerin halkı tarafından şifalı oldukları kanısıyla kullanılan sulara yer verilmekte;140 şifalı su ele alınmaktadır.

Doç.Dr.Zeki Başar; toplam 5 bin km. köy yolu kat ederek her bir kaynağa bizzat gitmiş, aylarca köylerde dolaşmış ve daha önce başka eserlerde yer almayan ve yakınındaki insanlar dışında kimse tarafından bilinmeyen 110 şifalı suya ulaşmıştır. 

Böylece, il düzeyinde yapılan araştırmalarla, konuya ilişkin daha önceki yayınların hataları düzeltilip eksikleri tamamlanmış, şifalı suların yerleri, genel durumları, nitelikleri verilmiştir.

ERZURUM KAHVEHANELERİ VE AŞIK KAHVEHANESİ GELENEĞİ

ERZURUM KAHVEHANELERİ VE AŞIK KAHVEHANESİ GELENEĞİ
Yard. Doç. Dr.DİLAVER DÜZGÜN
AKTİF YAYINEVİ

Yard. Doç. Dr. Dilaver DÜZGÜN'ün araştırma eseri; bize Erzurum’da kahvehaneler ve Aşıklık Geleneği hakkında bilgi vermektedir.

Türk saz şiirinin tarihi merkezlerinden biri olan Erzurum, yüzyıllar boyunca yetiştirdiği âşıkları ve bunların çevresinde oluşan âşıklık geleneği ile dikkatimizi çeker. Kadı Darîr, Nefî, İbrahim Hakkı gibi söz ustalarını, ilim ve irfan erbabını yetiştiren Erzurum, geniş halk kitlelerinin temsilcisi olan âşıkları ortaya koymakta geç kalmamış; Emrah, Erbabî, Sümmanî gibi her biri kendi dönemine damgasını vuran ustaları da kültür tarihimize mal etmiştir.

Ey felek senin elinden abad olan görmedim
Düşüp çengine bir daha geri gelen görmedim
Nice yüz bin Süleymanlar hükmetti kaftan kafa
Tahtında berkarar olup bina salan görmedim.

Arş-ı kalemde gökler gark oldu nura
Haktan İncil, Zebur, Tevrat erer onun sırrına
Kur'an'dan hisse alanlar daha iner derine
Dad-ı hak olan kullarda nâhak yalan görmedim.

Sefil Şenlik derde düşmüş aşk için hazardadır
Ol Hûda'mın bir nişanı en ibtida nurdadır
Canım kurban bu vatana edep erkân burdadır
Diyar-ı gurbet ellerde kadir bilen görmedim.

ERZURUM KALESİ SABAHI BEKLİYOR

ERZURUM KALESİ SABAHI BEKLİYOR
Dr.OSMAN ARI
MELEK SİLE MATBAASI


12 Mart 1918 tarihi Erzurum kalesinin beklediği kutsal sabahtır. 95 yıl önce bir 12 Martta zamanın saygısı altında kalan, hatırladıkça kanayan bir yara içimizi sızlatır, sevincimizi göz yaşlarımızın ıslaklığı, mutluluğu kederimizin hüznü, hürriyeti-mizde kanımızın pahası, yaşamımızda Türk olmanın gururu, Dadaş olmanın ayrıcalığı ve övüncü, bayrağımızda varlığımızın manası vardır ve saklıdır, işte 12 Mart kutlu günümüzün bizlere hatırlattıkları bu duygu ve fikirler bunlardır ve Dr.Osman Arı hepsini bu günümüze taşımaktadır.

ERZURUM KIŞ SPORLARI TARİHİ 1915-2011

Erzurum Kış Sporları Tarihi 1915-2011
Mehmet Okur Murat Küçükuğurlu
Serander Yayınları


Bu eser; Erzurum kış sporlarının bir asırlık tarihini okumak, aynı zamanda Türkiye'deki modern kayak faaliyetlerinin hangi aşamalardan geçerek günümüze ulaştığını anlamak açısından önemlidir. Çünkü Türkiye'nin modern kayakçılık tarihi Erzurum'da başlamış ve bu şehir, özellikle yetiştirdiği kayak sporcuları açısından belirleyici bir rol oynamıştır.