10 Nisan 2018 Salı

FETHİ SİVEREKLİ (1954----)

Fethi Siverekli; 1954 yılında Erzurum/Pasinler'de doğdu, çocuk yaşta müzikle ilgilenmeye başladı. Yöre türküleri derleyerek ve onları seslendirerek ünlendi. "Canımsın, El Mahkum, Vurulmuşum, Erzurum Kilidi" isimli albümleri satış rekorları kırdı.
 

Fethi Siverekli Kaynak Kişi Olarak; Bu Dere Buz Bağlamış, Derede Gum Gaynıyor, Durna Sesi Geliyor,Erzurum Ovaları (Hop de Yarim Ordadır), Kaleden İndim Düze, Kuşburnu Pürlenirmi, Sarı Gızı Aldım Çıktım Yaylaya, Yarab Gurbet Elde Alma Canımı türkülerini Türk Halk Müziği Repartuarımıza kazandırdı.

1 Nisan 2018 Pazar

HALİS GÜNAYDIN (1942-2004)



Halis Günaydın; 1942 yılında Erzurum/Aşkale/Dallı (Sos) Köyünde dünyaya geldi, İlkokul çağlarından itibaren müzikle ilgilenmeye başladı. 1962 yılında Ankara'da yapılan Türkiye Halk Türküleri yarışmasında birincilik kazanıp aynı yıl 45'lik bir plak yayınladı. Askerlik görevinin ardından Ankara Radyosu Türk Halk Müziği saz sanatçılarından Hikmet Taşan ile saz ve ses eğitimi üzerine çalışmalar yaptı.

2004 yılında vefat eden Halis Günaydın, aşağıdaki türküleri THM Repertuvarına kazandırdı.

Kaynak Kişi Olduğu Türküler;
 

Bu Dağda Ot Bitmez mi, Gedik de Duvak Allanır, Köprünün Altı Diken.

22 Mart 2018 Perşembe

HAYDAR ŞAHİNKAYA (1927-1978)

Haydar Şahinkaya; 1927 yılında Erzurum/Hasankale/Esendere Köyü'nde doğdu. Babası üflemeli saz sanatçısı Yusuf Şahinkaya'dan klarnet, zurna ve mey çalmasını öğrendi. TRT Ankara Radyosu'nda, Muzaffer Sarısözenin isteği ile "Mahalli Sanatçı" olarak programlara katıldı.

Erzurum Halk Oyunları ve Halk Türküleri Derneği'nde halk oyunları çalışmalarına katılarak, Milli Halk Oyunları Topluluğumuzla yurt dışı gösterilerde yer aldı.

15 Mart 1978 tarihinde hayatını kaybeden Ali Haydar Şahinkaya; Karşıda Hayvalıklar türküsünü THM Repertuvarına kazandırdı.

HAYRİYE TEMİZKALP (1899-1981)


Hayriye Temizkalp;1899 yılında Erzurum/Hınıs'ta doğdu. Ünlü THM Sanatçısı ve Hocası Neriman Altındağ Tüfekçi'nin annesidir.

1981 yılında hayatını kaybeden Hayriye Temizkalp yetişdirdiği Neriman Altındağ Tüfekçi dışında, kaynak kişi olarak aşağıdaki eserleri Türk Halk Müziği Repertuarına kazandırmıştır.

Çatalkaya alınmaz, Giderim yolum dağdır, İstanbul'dan gelir kayık, Maral sen güzelsin alı neylersin, Sarı kız dediğin bir ince kızdır, Suda balık yan gider.

17 Şubat 2018 Cumartesi

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU (TÜİK) VERİLERİNE GÖRE RAKAMLARLA ERZURUM


2013 NÜFUS SAYIMINA GÖRE NÜFUS
766.729 Kişi ile Türkiye'de 27 nci sırada.
Aşkale: 24 270
Aziziye: 50 989
Çat: 19 192
Hınıs: 29 165
Horasan: 42 403
İspir: 16 248
Karaçoban: 24 968
Karayazı: 31 747
Köprüköy: 17 721
Narman: 15 336
Oltu: 31 346
Olur: 7 181
Palandöken: 161 482
Pasinler: 31 581
Pazaryolu: 4 178
Şenkaya: 20 771
Tekman: 28 772
Tortum: 18 819
Uzundere: 8 347
Yakutiye: 182 213

YILLIK NÜFUS ARTIŞ HIZI
Türkiye Ortalaması: % +13,7
Erzurum: % -14,8

GÖÇ VERME ORANI
Erzurum: % -21,4

EVLENME ORANI
Türkiye Ortalaması: % 7,9
Erzurum: % 8,1

DOĞUM ORANI
Türkiye Ortalaması: % 16,9
Erzurum: % 19,9

BEBEK ÖLÜM ORANI
Türkiye Ortalaması: % 10,8
Erzurum: % 15,6

İLKÖĞRETİMDE ÖĞRETMEN BAŞINA ÖĞRENCİ:
Türkiye Ortalaması: 19
Erzurum: 18

İLK ÖĞRETİMDE OKUL ÇAĞINA GELMİŞLERİN OKULA GİTME ORANI
Türkiye Ortalaması: % 99,57
Erzurum: % 100

ORTA ÖĞRETİMDE OKUL ÇAĞINA GELMİŞLERİN OKULA GİTME ORANI
Türkiye Ortalaması: % 76,65
Erzurum: % 64,23

İŞSİZLİK ORANI
Türkiye Ortalaması: % 9,7
Erzurum: % 6,6

İSTİHDAM ORANI
Türkiye Ortalaması: % 45,9
Erzurum: % 46,7

KİŞİ BAŞI YILLIK ELEKTRİK TÜKETİMİ
Türkiye Ortalaması: 2577 KWh
Erzurum: 1300 Kwh

KİŞİ BAŞI GÜNLÜK SU TÜKETİMİ
Türkiye Ortalaması: 226 Kişi/Litre
Erzurum: 364 Kişi/Litre

KAT KALORİFERİ SAHİP OLMA ORANI
Türkiye Ortalaması: % 25,6
Erzurum: % 17,1

MUTLU İNSAN ORANI
Türkiye Ortalaması: % 59
Erzurum: % 65,7

GELECEKTEN UMUTLU İNSAN ORANI
Türkiye Ortalaması: % 77
Erzurum: % 80,4

KİŞİ BAŞINA GAYRİ SAFİ KATMA DEĞER
Türkiye Ortalaması: 9.244 Dolar
Erzurum: 5.901 Dolar

TÜFE
Türkiye Ortalaması: % 8,04 

Erzurum: % 7,40

YILLIK İTHALAT
Erzurum:35,2 Milyon Dolar

YILLIK İHRACAT
Erzurum:80,2 Milyon Dolar

10 Şubat 2018 Cumartesi

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN 3 EKİM 1924 GÜNÜ ERZURUM’DA KATILDIĞI BİR TOPLANTIDA DİLLENDİRDİĞİ ERZURUM VE ERZURUMLU HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ:

  
Efendiler;
Saygıdeğer hemşehrilerim, kahraman Erzurumluların bugün bana gösterdikleri içten, yürekli, dostça ilgiden dolayı son derece mutluyum. Bugünkü görüntü beni o kadar duygulandırdı ki, tam olarak anlatamayacağım. Fakat bu manzaranın anlamını, büyüklüğünü belki benden daha az üzüntülü olanlar çok güzel anlatabilirler. Bunun açıklamasını o arkadaşlara bırakıyorum. Bundan beş buçuk yıl önce buraya gelmiş ve aynı tarihte buradan ayrılmıştım. Buraya gelirken ve ayrılırken bu saygıdeğer halk beni bugünkü içtenlikle, sevgiyle kabul etmişti ve uğurlamıştı. O günün yüreğimde saklı olan anısını derin bir duygulanma ile anmak isterim.

Memleket adına söz alan arkadaşımızın açıkladığı gibi, benim buraya gelişim bütün milletin ateşten bir çember içine alınmış olduğu bir zamana rastladı. Bütün millet bu çemberin içinden nasıl çıkacağını düşünmekle uğraşıyordu. Memleketin batı ucu düşman ayaklarına bırakılmış ve oradaki halk silâha sarılmış, buranın halkı ise memleketin felâketten kurtulması için ayağa kalkmış bir durumda idi. Ben işte böyle bir zamanda Erzurum’a geldim. Burada gördüğüm içtenlik, mertlik, dostluk benim, memleketi kurtarmak için her türlü özveriyi yapmak konusundaki karar ve kuvvetimi arttırmıştı. O zamanki durumumu çok iyi biliyorsunuz. Burada rütbemi, resmi konumumu, üniformamı attım ve bütün dünyaya duyurdum ki, milletin sinesinde (bağrında) bir ferdim. Arkadaşlar; o gün memleketin, milletin kurtuluşu için nasıl her şeyimden vazgeçmiş isem, bugün de gerektiği zaman millet için, onun hayat ve mutluluğu için bütün varlığımı harcamakla en büyük zevki ve mutluluğu duyacağıma söz veririm.
 
Arkadaşlar; Erzurum’a öyle bir zamanda gelmek istiyordum ki, Cumhuriyetin bayındırlık ve medeniyet alanında yüklendiği görevler burada beklediğimiz eserlerini baştan başa ortaya çıkarmış olsun. Merkezde bu amaçla çalışıyorduk. Böyle bir sonucun doğma gereklerini hazırlamakla uğraşıyorduk. Fakat son günlerin felâketi, her türlü düşüncemizi yok etti. Felaketle ilgili aldığım haberlerden son derece üzgün olarak hemen bu bölgeye koştum. Bilirsiniz ki, Karadeniz ve Akdeniz sahillerinde büyük bir gezi yapmak için yola çıkmıştım. Fakat Trabzon’da o üzücü haberi alır almaz buraya koşmak buradaki sıkıntıya düşmüşlerle dert ortağı olmak en büyük isteğim oldu. Depremin bu bölgede yaptığı zarardan içim kan ağlıyor.

Efendiler!
Güvenebilirsiniz ki, Erzurum’daki yer hareketinden üzgün olan bütün bir millettir. Bütün Türk toplumunun kalbi, tıpkı benim üzüntüm gibi bir üzüntüyle çarpmaktadır. Milletin, üzülerek yalnız manevi açıdan destekle kalmayıp, oluşan sıkıntıyı hafifletmek için maddi açıdan da şefkat, destek görevini yapacağı kesindir.

Arkadaşlar; hükümetimizin Erzurum felâketiyle, sıkıntıya düşenlerle çok sıkı şekilde ilgilendiği, yalnız resmi görev gereği olduğu için değildir. İnsanca, vicdani duygularla acıyı hafifletmek için en etkili önlemleri almakla uğraştığımı önemle belirtirim. Benim buraya gelişim aynı zamanda hükümetin de gereken bilgiyi almasında ayrıca hız kazanacaktır. Yapılabilecek her şey yapılacak, durumu düzeltmeye çare bulunacaktır.

Bu sıkıntıya düşmüşlere hükümet merkezinin hızlı yardımı şüphesizdir. Buraya gelişim felâketzedelerin durumlarını yerinde kendim görerek bulabileceğim önlemleri, hükümet merkezine bildirmek konusunda yararlı olacaktır.


Efendiler!
Az önce Erzurumlular adına söz söyleyen arkadaşımız açıklamasında gerçek bir noktaya değindi. O da milletin gerçek egemenliğine, gerçek hürriyet ve bağımsızlığına darbe vuran geçmiş kişilerin ve kurumların yıkılmasıdır. Saygıdeğer Erzurumlu hemşehrilerimden bu geçici kurumların yok edilmesinden doğan mutluluğu duymak, bildiğim bir gerçeği tekrar etmiş olmakla beraber ayrıca beni mutlu etmiştir.

Gerçek Efendiler, Cumhuriyet hayatı bu geçici kurumlar ile beraber yürüyemezdi. Görüş bu noktada idi. Görüyorum ki, Erzurumlu kardeşlerimin hür ve yüksek vicdanı bu önemli noktada en açık bir görüşe sahiptir. Demek ki biz diğer memleket bölgeleri için olduğu gibi, Erzurum’un gerçek isteklerini yerine getirmişiz. Bununla da ayrıca mutluyum.

Efendiler;
Bu defa Erzurum’a gelirken ayrı ayrı yerlerden geçtim. Vatanın doğusu ile batısı ve merkezi arasındaki bağlantı, Cumhuriyet yönetiminin yeterli göremeyeceği bir derecededir. Bunun için doğuyu diğer vatan parçalarına bağlayacak bir tren yolunun buraya kadar yapımını Türkiye Cumhuriyeti için çok önemli bir mesele olarak kabul ediyorum ve hükümetin de buna aynı önemi vermekte olduğunu ve memleketin doğusu ile batısının medeni araçlarla birkaç yıl içinde mutlaka birleşeceğine size güvence veriyorum.
 
Efendiler, 
Erzurum birçok dönemlerde birçok defalar saldırıya, baskıya uğramış bir sınır şehrimizdir ve bu sebeple birçok yıkıntılar oluşmuş, buradaki insanların durumu gerçekten üzücü olmuştur. Artık bu acı günlerin tekrarına kesinlikle ihtimal vermemelidir. Yeni Türkiye Cumhuriyetinin varlığı Erzurum ve çevresinin hayatıyla ilgilenmekte, onun huzur ve güvenliğine tamamen kefil olmaktadır.

Efendiler,
Cumhuriyet yönetiminin verimli uygulamaları ile bütün bu yıkıntıların yapılanmasına ve bütün bu acıların huzur ve mutluluğa dönüşmesine çalışıldığı bir gerçektir. Gelecekten bunu güvenle bekleyebilirsiniz. Memleket adına söz alan arkadaşımızın bana söylediği içten ve yürekten sözlerinden dolayı kendilerine ve adına söz aldığı hemşehrilerime bir kez daha teşekkürler ederim.

Kaynak:Atatürk'ün Sonbahar Seyahatleri: s.127-130

1 Şubat 2018 Perşembe

HÜSEYİN CEYLAN (1966----)




Hüseyin Ceylan; 23 Aralık 1966 tarihinde, o günlerde Erzurum’un ilçesi olan Bayburt’un Demirışık köyünde doğdu. Okul öncesi yaşlarda babasından bağlama çalmayı öğrendi. Köyünde ilkokulu bitirdikten sonra Türk Halk Müziği enstrümanlarına yöneldi telli, nefesli ve vurmalı sazlarda kendisini geliştirdi.

1980 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi folklör ekibi kadrosuna sanatcı olarak girdi, 1986 yılında ise açılan sınavı kazanarak TRT Erzurum Radyosunun yetişmiş saz sanatçıları arasına katıldı.

1986-1998 yılları arasında TRT Erzurum Radyosunda görev yapan ve ortaokul ile liseyi dışarıdan bitiren Hüseyin Ceylan, 1998 yılında TRT Ankara Radyosuna tayin oldu.