2 Mart 2017 Perşembe

MORGOF KIŞLASI


Morgof Kışlası Cumhuriyet Caddesinde ve Yakutiye Medresesinin ön tarafında, medrese ile ayni bahçe içerisinde bulunmaktaydı. Çevre çalışmaları esnasında 2 Mart 1977 tarihinde Erzurum Belediyesince yıktırılarak Yakutiye avlusuna katıldı.

Morgof Kışlası; Erzurum Merkez  Yeniçeri Kışlasının yeri üzerine Sultan Abdülaziz  döneminde yine kışla olarak yaptırılmıştır. Erzurum’un  işgali döneminde Morgof isimli işgal komutanı bu binayı kullandığı için ismi  Morgof Kışlası olarak kalmıştır.

Bina yıktırılıncaya kadar askeri amaçlarla kullanılmış ve uzun yıllar Erzurum Merkez Komutanlığına ev sahipliği yapmıştır. 



14 Şubat 2017 Salı

Muhammed Sıddık TASKESENLİ (Horasan Müftüsü) (1914-1985)


M. Sıddık Efendi 1914 yılında Erzurum’un Sultan Melik Mahallesi’nde doğdu. İlk derslerini ağabeyi Şahabettin Efendiden alarak, Farsça ve Arapça başta olmak üzere fıkıh, kelam, hadis, tefsir ve mantık okudu , eş zamanlı olarak ilk ve orta okulu bitirdi.

1952 yılında müftü olarak Tekman ilçesinde görevlendirildi , Tekman’da iki yıl müftülük görevini yürüttükten sonra, Horasan Müftülüğüne tayini çıktı. Horasan’da 6 yıl görev yaptıktan sonra merkez vaizi olarak Erzurum Müftülüğü emrine atandı, ancak ismi hep Horasan Müftüsü M.Sıddık Efendi olarak kaldı.

Manzum divan sahibi M. Sıddık Efendi; 13 Şubat 1985 tarihinde vefat etdi.

KASİDE

Gurubum geldi ey Saki, bana medle’e görünmez mi,
Ölümüm geldi ey mevla, bana lütfun görünmez mi.

Beni candan usandırdı feleği çarki canbazi,
Acep nesimi hevadan bana zerre görünmez mi.

Gidup meclisi rındande bakıp uzakta kaldım ben,
Atik’ul ğamririhanden bana bir cam uzanmaz mı.

Mecalisi ekabirde kusurun i’tirafınden,
Bağışlanır cürümler hep bana, şefkat uyanmaz mı.

“Herisün Aleyküm” sırrını hatırla ey cana,
Benimde ümmeti olduğuma lütfun yakışmaz mı.

Büyük dergahına tuttum yüzüm Gaffaru Rahzanım,
Bana baran rahmetinden acep bir kıtra yağmaz mi.

Niçün böyle ümitsizlik içinde kaldın Ey Sıddık,
“Öd’uni estecip lekum” senedi kafi gelmez mi.

MÜNACAAT

Hasta halim, dilperişanım meded yarab meded,
Dembıdem artmakta efganım meded yarab meded.

Ahu efganım benim bihad olan isyanıma,
Merdiyuni affi tuttum, el meded yarab meded.

Tövbekarı affedersin, sitredersin cürmünü,
Sahip bikes olanın, el meded yarab meded.

Zalim-u asi olana gösterirsin rahmetin,
Ol zaman meşhud olur lütfun, meded yarab meded.

Nefsi şeytan şerlerinden hem koru bu acizi,
Nazıri didarın eyle, el meded yarab meded.

Kabru mahşerde mizanda hem sıratta kıl delil,
Zat’i pak’i Mustafayi, el meded yarab meded.

Huru ğilman Sıddık’ın canına hiç minnet değil,
Maksadi görmek cemalin, el meded yarab meded.

4 Şubat 2017 Cumartesi

ALİRAVİ İLKOKULU

Aliravi İlkokulu 1891 yılında Yoncalık Mahallesi´nde iki katlı ahşap bir evde Yoncalık İptidaisi (İlkokulu) adı ile eğitim ve öğretime başladı. Savaş yıllarında eğitime ara verilen okul 1933 yılına kadar bu binada öğretimini sürdürdü. 1934-1935 yıllarında üç dershaneli bir okul halinde yeniden inşa edildi.

1953 yılında eski bina tamamen yıkılarak 1958 yılında bugünkü bina ile eğitim ve öğretime yeniden başlandı. 1961 yılında Eğitim Enstitüsü kurulunca, kendi binası bitinceye kadar bu binayı kullandı.

MAHMUD VEHBİ ERZURUMİ (1870-1946)


Mahmud Vehbi Efe 1870 yılında Erzurum/ Pasinler’e bağlı Altınbaşak (Kındığı) köyünde doğdu. İlk derslerini Altınbaşak İmamı olan babası Hâce Hüseyin Efendi’den aldı. İnkişaf eğitimi için Hace Muhammed Lütfü Efe’ye ve ve Pîr-i Küfrevi’ye gönderildi.


Mahmud Vehbi Efe; Epsemce ve Sögütlü köylerinde uzun yıllar imamlık yaptı. Görev yaptığı ve bulunduğu yerlerde; yollardaki taşları topladı, çeşmeler yaptı veya çeşmelerin akarlarını temizledi, sulara geçitler yaptı, köprüler kurdu. Bütün ömrü insanlara ve çevresine yardım ile geçti. 1946 yılında hayatını kaybederek Epsemce Köyüne defnedildi.

12 Ocak 2017 Perşembe

ERZURUM BARLARI İLK KEZ FİLME ALINDI








12 Ocak 1929

Erzurum Barları ile birlikte Trabzon, Rize, Erzincan halk oyunları ilk kez filme alındı.

Yusuf Ziya Demircioğlu, Mahmut Ragip Gazimihal, Feruh Arsunar ve Abdülkadir İnan'dan oluşan ekip İstanbul Konservatuarı adına folklor hazinemizi ölümsüzleştirdi.
Kaynak:ekitap.kulturturizm.gov.tr

8 Ocak 2017 Pazar

ERZURUM’DA KIŞ SPORLARI

1914 yılında, Doğu Cephesinde Rus Ordusuyla savaşan ordularımızın, Rus ordusundaki kayaklı askerlerin saldırılarıyla zayiata uğradığını gören Başkomutan Enver Paşa, daha sonraki muhtemel savaşlarda kayaklı askerî birliklerle savaşabilmek için 1915 yılında Avusturya'dan Alher BILDSTEIN isimli kayak uzmanını  Erzurum'a getirterek Kiremitlik tabyalarının yokuşunda subay ve erlere kayak eğitimi yaptırmıştır. Bu amaçla İstanbul’da yaptırılan çok sayıda kayak hayvan sırtında Erzurum'a taşınmış ve kayakçı askeri personel yetiştirilmiştir. Bu ilginç eğitimi görerek heveslenen Erzurumlular arasın da bu tarihten itibaren kayak sporu yaygınlaşmaya başlamıştır. 


1933 yılında Erzurum Halkevi nezdinde Palandöken'de kayak faaliyetlerine başlanmıştır. Spor olarak ise; Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü bünyesi içerisinde "Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu "olarak 1936 yılında ilk resmi hüviyetini kazanmıştır.1968 yılında Dağcılık sporu ile olan Federasyon beraberliğinden ayrılarak çalışmalarını sürdürmüştür.

CUNNİ MAĞARASI


Karayazı Cunni Mağarası;  Karayazı   ilçesi’ne bağlı Salyamaç Köyü’nün 6 km. kuzeydoğusunda bulunmaktadır. 

İki katlı olan mağarada Atatürk Üniversitesince yapılan bilimsel incelemelerde; alt katında Apsisli bir ortaçağ kilisesi, ovaya bakan büyük  bölmesindeki kayalar  üzerinde ise kiliseden daha eski zamanlara tarihlenmiş Oğuz Türklerine ait damgalar (yazı) bulunmuştur. Yapılan incelemelerde ise 29 farklı damganın 12 değişik boya ait olduğu tespit edilmiştir. 

Mağarayı inceleyen bilim adamlarına göre  bu buluntular mağaranın; Erzurum ve çevresinin Türklerin Anadolu'da yerleştikleri ilk merkezlerden biri olduğunu göstermektedir.