23 Mayıs 2016 Pazartesi

MİNYATÜR VE TEZHİPTE SIDIKA ULUĞ ÇALIŞMALARI


Minyatür Çalışması


      Tezhip Çalışması (Hat Prof.Dr.Bilal Sezer'e aittir.)


                                              Tezhip Süsleme Detayı


                                               Tezhip Süsleme Detayı

Sıdıka Uluğ; Hattat Prof.Dr.Bilal SEZER ve Tezhip Hocası Burcu TOĞRUL ile çalışmalar esnasında.

PROF.DR. BİLAL SEZER (1969----)





Prof.Dr.Bilal Sezer; Erzurum'da doğmamış Dadaşlarımız-dandır. 1969 yılında İzmir’in Ödemiş İlçesinde doğdu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini Ödemiş’te tamamladı. 1989 yılında girdiği Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden 1994 yılında lisans eğitimini tamamlayarak mezun oldu ve aynı üniversitede yüksek lisansa başladı. Eylül 1995 de Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak göreve başladı. 1996 yılında Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Yüksek Lisans çalışmasını tamamladı ve aynı yıl doktoraya başladı. 

2000 yılında Hasan Çelebi’den sülüs-nesih yazılarından icâzet aldı. 2001 yılında IRCICA’nın düzenlediği uluslar arası hat yarışmasında celi sülüs dalında mansiyon aldı.  2004 yılında doktora çalışmasını tamamladı. Ocak 2006 da Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü’ne Yardımcı Doçent olarak atandı.

19 Nisan 2010 tarihinde Geleneksel Sanatlar alanında Doçent oldu. 12 Ocak 2011 - 19 Temmuz 2012 tarihleri arasında DEÜ İlahiyat Fakültesi’nde görev yaptı. 

20 Temmuz 2012 tarihinde Uşak Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümüne atanarak, 07.09.2015 tarihinde Profesör oldu. Halen aynı fakültede Dekan olarak görev yapmaktadır. 

Kaynak:http://www.usak.edu.tr/

7 Mayıs 2016 Cumartesi

KABE MESCİDİ

Kabe Şeyh Mescidi ile ayni anda, 651 yılında Erzurum’a gelen İslam Ordusu Komutanı Habib bin Mesleme tarafından, moloz taş ve toprak harçla yaptırıldığı rivayet edilen mescit zaman içerisinde bir çok kez yıkılmış ve geçirdiği tamirlerle bugünkü halini almıştır. 

Hiçbir mimari özelliği bulunmamaktadır.

25 Nisan 2016 Pazartesi

EMİR ŞEYH CAMİİ VE TÜRBESİ

Emir Şeyh Camii ve Türbesi; Çifte Minareli Medrese'nin arkasında yan yanadır.   

Günümüze eserler  ile ilgili kitabe ulaşmadığından yaptıran ve yapım tarihleri hakkında net bilgi bulunmamaktadır.

Caminin 18nci yüzyıl ve Osmanlı dönemine ait olduğu tahmin edilmekte, türbenin  ise İlhanlı dönemine ait olduğu sanılmaktadır.

Önceleri türbeye cami içinden geçilirken, son bakım ve tamiratta türbeye cami  dışından kapı açılmış ve camiye minare eklenmiştir.

Emir Şeyh Camii;  ahşap direklerle destekli sade ve muhteşem bir tavana sahiptir.


Aşağıdaki fotoğraflar geçirdiği son tamir ile ilgili bilgiler vermektedir.


ÇORTAN CAMİİ

Vakıf kayıtlarından 1650 yılında yaptırıldığı öğrenilen Çortan Camii; Erzurum Ayazpaşa Mahallesi Pelit Meydanında bulunmaktadır.  

Sade bir mimarisi olan mabedin toprak damı geçirdiği tamirlerde çatı ile örtülmüştür. Oluklu sac kaplı bir minaresi bulunmaktadır.  

11 Mart 2016 Cuma

SERDARİ (1837-1913)

Serdari 1837 yılında Erzurum Hasankale’de doğdu Zileli Aşık Ceyhuni’nin öğrencisi oldu. Ölünceye kadar destan ve koşma türünde eserler verdi. 1913 yılında hayatını kaybetti.

Benim bu gidişe aklım ermiyor
Fıkara halini kimse sormuyor
Padişah sikkesi selam vermiyor
Kefensiz kalacak ölümüz bizim.

Evlat da babanın sözünü tutmuyor
Acım diye çift sürmeye gitmiyor
Çocuklar büyüdü,ekmek yetmiyor
Başıma bela dölümüz bizim.

AŞIK YAKUP CAN (Ümmani) (1919-1983)

Aşık Ümmani, 1919 yılında Erzurum'un Uzundere ilçesine bağlı Çamlıyamaç Köyü’nde doğmuş olup, asıl ismi Yakup'tur.  1969 yılında ilk defa Âşıklar Bayramı'na katılmış olan Ümmani ’in şiirleri genellikle tasavvufidir .  Aşık  Ümmani, 30 Ocak 1983 tarihinde vefat etmiş ve şiirleri “Halk Şairi Aşık Ümmani Can” isimli kitapta toplanmıştır.

KOŞMA


Hikmeti sorulmaz sırrı Yezdan’ın,
Seni kulum diye arar mı arar.
Eliyle beslediğin nazlı bedenin,
Yakasız gömleğe sarar mı sarar.

Ne işi işledin, neyi unuttun,
Varlığından beri ne yana gittin,
Hayır şer nefesi nereye sarfettin,
İğneden ipliğe sorar mı sorar.

Yokla bu dünyanın nihayetini,
Yerine vermeden emanetini,
Var ise emeğin mükafatını,
Ecrini yaradan verir mi verir.

Gözünden boşuna dökme yaşları,
Başında nişane olur taşları,
Kalbinde aşikar gizli işleri,
Seni halk eyleyen görür mü görür.

Ümmani Can nedir senin muradın,
Sana bir emanet ağzında tadın,
Nihayeti bir gün kolun kanadın,
Ahiri akibet kırar mı kırar.

Kaynak: Ahmet Çakmakcı "Halk Şairi Aşık Ümmani" Can