10 Ağustos 2010 Salı

2010 RAMAZAN AYI

Ramazan ayına girdik! Bu benzersiz ay, inancımızı tazeliyor ve unutulmaya yüz tutan güzel alışkanlıklarımızı yeniden hatırlatıyor. Allah'ın insanlığa sunduğu bir kurtuluş ve hatırlayış kapısı. Açların ve yoksulların düşünüldüğü! Bağışlanmak isteyenlerin yarıştığı, rahmet deryasının taştığı Ramazan ayı, hepimize sağlık, huzur, bereket, merhamet ve barış getirsin.

3 Ağustos 2010 Salı

DURSUN BAŞĞUT (1973----)

Dursun Başğut 1973 yılında Erzurum'un Aşkale ilçesinde doğdu. Küçük yaşta edebiyata ilgi duymaya başlayan Dursun Başğut daha ilk okul yıllarında ünlü şairlerin şiirlerini ezberledi ve şiir denemeleri yazdı. Lise yıllarında ise artık ciddi, ciddi şiir yazmaya başladı.

“Yitik Eylüller” Dursun Başğut'un ilk şiir kitabı olup, geliri tamamen Altı Nokta Körlere Hizmet Vakfına bağışlanmıştır.

Aşağıdaki şiir Dursun Başğut’a aittir.

Aşkale’de Eski Aşklar

Bir başkaydı o zamanlar Aşkale’de aşklar
Sevmeler bir başkaydı, sevilmeler bir başka.
Sevin deli gibi sever, sevilen habersiz,
Aşıklar hep dertliydi, maşuklar hep çaresiz.
Sevmeler bir başkaydı sevilmeler bir başka,
Bir başkaydı o zamanlar Aşkale’de aşklar.

Bir başkaydı o zamanlar Aşkale’de aşklar.
Saf ve çıkarsızdı sevgilerimiz.
Ne menfaat gözetirdik, ne karşılık beklerdik,
Bakışlar yürek eritirdi göz göze gelemezdik.
Saf ve çıkarsızdı sevgilerimiz,
Bir başkaydı o zamanlar Aşkale’de aşklar.

Bir başkaydı o zamanlar Aşkale’de aşklar.
Ne konuşabilirdik, ne birleşirdi eller.
Dualar hep onaydı, iyi niyet temenni,
Nasihatler işlemezdi kulağa gelirdi ninni.
Ne konuşabilirdik, ne birleşirdi eller,
Bir başkaydı o zamanlar Aşkale’de aşklar.

Bir başkaydı o zamanlar Aşkale’de aşklar.
Uzaktan severdik; senin kız, benim kız diye.
Uzaktan korurduk onu her türlü belalardan,
Haberi olmazdı onun, onun için onsuz kavgalardan.
Uzaktan severdik; senin kız, benim kız diye,
Bir başkaydı o zamanlar Aşkale’de aşklar.

DURSUN ALİ ERZİNCANLI (1969----)

Dursun Ali Erzincanlı 1969 yılında Erzurum'da doğdu. İlk Okul ve Orta Okul öğrenimini Erzurum'da tamamlayarak, Erzurum İmam Hatip Lisesinden mezun oldu.

1992 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Edebiyat bölümünü kazandığı için ailesi İstanbul'a göç etti. 1993 yılında İstanbul’da radyo yayıncılığına başladı.

Türkiye’nin önde gelen tasavvuf şairlerimizdendir. Peygamber Efendimizin hayatını şiirsel bir üslup’la anlatan albümleri ile ünlüdür.

EY GÜL

Ey gül
Ey gonca-i nur
Meftun yaprak har sana
Sensin gönüller mahı
Bu yaz bu bahar sana
Mucize saltanatın taşları ayna yapar
Her ırmak ve her deniz her leyl-ü nehar sana
senin zatı abdesin alemlere rahmettir
Cibril vefalı yoldaş
Yüce Allah yar sana
Bu nice iştiyaktır eyy en güzel sevgili
Asırlardır koşuyor genç ve ihtiyar sana
Nazarın kalbe şifa sözün hikmet incisi
Hangi dertli kavuşsa olur bahtiyar sana
Misk kapında karar kılmıştır senin
Nebilerin diliyle hep övgüler var sana
Ay, güneş, zühre, ülke nuruna pervanedir
Alemde olmak ister aşıklar civar sana
Senin yolun hep açık gidişin allahadır
Dağlar ateş kesilse olamaz duvar sana
Güzelliğin alemde misli bulunmaz inci
Ey gül hasret çekmede cennet o bulvar sana
Dedinki şükreden kul olmak istememmi ben
Rabbin ihsan buyurdu hurma üzüm nar sana
Her muzcizen parmakla gösterilmede senin
çağlatmak öyle kolay çöllerde pınar sana
Hicranın bir kütüğü dertle bi karar et
Hep özlem duymadadır selvi ve çınar sana
Cennetin çiçekleri senin kokunu taşır
Benzemeye çalışır beyazlıkta kar sana
Güneş güzel yüzünden parlaklık aldı ey gül
Acep hayran olmadan hangi göz bakar sana
Aşkının esiridir ne çöl ne de dağ tanır
Bu sevdalı gönüller su gibi akar sana
Varlık bahçesi senin nurundan yaratıldı
Hep medyum hep minnettar her can her nigar sana
Tebessümün ayların zührenin sevincidir
Nice hasret çekmede bu bülbül-ü zar sana
Yuuf senin dalında çiğ tanesidir sanki
Divane kesilir göz etse bir nazar sana
Fazlının eteğine akıllar erişemez
Eli kalem tutanlar övgüler yazar sana
Haki payene sürsem bir kerecik yüzümü
Bende olan sermaye hasret intizar sana
Haki payene sürsem bir kerecik yüzümü
Bende olan sermaye hasret intizar sana

Dursun Ali Erzincanlı

DOĞAN HATTATOĞLU (1953----)


Doğan Hattatoğlu 1953 yılında Erzurum’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Erzurum’da tamamladıktan sonra saatçilik yapmaya başladı. 1979 yılında Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü hizmetine girdi.

Karayollarında çalıştığı süre ayni zamanda Yolspor kulübünde futbol antrenörlüğü ve yöneticilik görevlerinde bulundu. Bu kulübe tesis kazandırmak adına mimari ve inşaat faaliyetlerini bizzat yürüttüğü Yolspor Spor Tesisleri kompleksini tamamladı.

Bu kompleksin spor tesisleri müdürlüğünü yaptıktan sonra da Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü Sosyal Tesisleri Sorumlusu olarak görevinden emekli oldu.

Çocukluğundan bu yana eli oymaya ve çakmaya yatkın olduğundan maket çalışmalarına olan özel ilgisi ve İstanbul’da yapılan MiniaTürk çalışmasından da etkilenerek, Erzurum tarihinde yer alan önemli eserlerin maket çalışmaları ile hobi olarak ilgilendi.

Bu çalışmaları ilerleterek kendine ait bir koleksiyon oluşturarak 24 çalışma yaptı. Çevresinin isteklerini daha fazla dayanamayarak eserlerini 12 Mart 2004 tarihinde Erzurum’da sergiledi ve yoğun ilgiyle karşılaştı. Bu sergiden sonra Erzurum Valiliğinin isteği üzerine aynı koleksiyonu 3-6 Haziran 2004 te Travel Turkey Uluslar arası Turizm Fuarında Erzurum Standını temsil etmek üzere sergiledi.

2005 yılında TÜYAP fuarında ve 7-13 Mart 2005 de TBMM Şeref Holünde eserlerini sergiledi.

http://erzurumminiaturk.blogspot.com/

CUMHUR SEVAL (1955----)

Cumhur Seval 1955 yılında Erzurum’da doğdu.İlk, orta ve liseyi Erzurum’da okudu. Liseden sonra daha okumadı. Gözlemleri, üstün oyun gücü ve yazarlığı ile dikkat çekti.

Televizyon ve çeşitli etkinliklerde, Erzurum'u tanıtıcı programlar yaptı. Erzurum şehir Tiyatrosu ile yurt içi ve yurt dışı turnelerde ve uluslararası festivallerde Erzurum'u başarıyla temsil etti.

1992 yılından beri Erzurum Şehir Tiyatrosunda yönetmen olarak görev yapmaktadır. Yurt genelinde Galalı Teyyo tiplemesi çok ünlüdür.

Yurt genelinde ünlenmesine rağmen ve kapasitesi olmasına rağmen asla Erzurum’u terk etmeyen Cumhur Seval Semih Yetimoğlu ile birlikte, Erzurumluya tiyatroyu sevdirmeye devam etmektedirler.

CENGİZ SÜSLÜ (1966----)

Cengiz Süslü 10.02.1966 tarihinde Erzurum’da doğdu. İlk,orta ve lise öğrenimini Erzurum’da tamamladıktan sonra 1984 yılında Erzincan'a yerleşti.

Erzincan’da ticaret hayatına başlayan şair,1992 yılında Erzincan’da yaşanan deprem sonrası İzmir'e yerleşerek, ticaret hayatına burada devam etti.

1995 yılında ilk kitabını yayınlayan Cengiz Süslü İzmir’de yaşamaktadır.

ADI KADER

Bıraktım kalbimden damlayan kanı,
Toprağa düşerken kuruyup gitsin
Beden de solmaya yüz tutmuş canı
Ecel mi alacak? ..Alsında bitsin.

Gün bitirmek için günbegün bitmek
Var olmaya inat heran tükenmek
Nefreti hissedip aşka yenilmek
Kemiğe dayanan bıçak ne etsin

Daha nice dağlar vadi olacak
Nice koç yiğitler garip doğacak
Ya taşlar,ya başlar taşa vuracak
Adı kader olmuş Allah kahretsin

Cengiz Süslü

CEMAL BİNGÖL (1912 - 1993)

Cemal Bingöl 1912 yılında Erzurum’da doğdu. İlk, orta ve liseyi Erzurum’da okuduktan sonra, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümünden mezun oldu. Orta dereceli okullarda resim öğretmeni olarak çalıştı.

Cemal Bingöl, öğretmenliği esnasında çocuk resimleri üstüne incelemeler yaptı.

1947 yılında önce Ankara’da ve ardından Erzurum'da ilk kişisel sergilerini açtı iki yıl sonra Paris'e giderek Andre Lhote'un yanında bir süre çalıştı.

Yozgat Ortaokulu'ndaki resim öğretmenliği sırasında, bu okul öğrencilerinin resim çalışmalarından derlediği bir sergiyi, 1943 yılında Londra'da sergiletti. Serginin, Londra basınında ilgiyle karşılanıp, olumlu eleştiriler almasından sonra, çocuk resimlerini konu alan kuramsal çalışmalara ağırlık verdi.

1975 yılında yayımlanan Resim Nedir? adlı kitabı, bu tür çalışmalarının ürünüdür. 1965'te açılan 26. Devlet Resim ve Heykel Sergisi'nde ikincilik ödülünü kazanan Cemal Bingöl'ün İstanbul ve Ankara Resim ve Heykel müzelerinde, Ankara Milli Kütüphane koleksiyonunda ve bazı özel koleksiyonlarda resimleri yer almaktadır.

CAZİM DEMİR (1908-1977)

Cazim Demir Erzurum’un Dünyaca ünlü bar ekibinin unutulmaz zurnacısı ve Erzurum Türkülerinin ünlü Mey’cisidir. 1908 yılında Erzurum’un Umudum köyünde doğdu, gençlik yıllarında çalgıcılığa heves etti. Önceleri davul ve tef gibi vurmalı çalgılarla başlayarak daha sonra zurna ve mey çalmayı öğrendi ve Erzurum Bar Ekibinin değişmez çalgısı oldu.

Bar ekibimiz ile birlikte bir çok yurtiçi ve yurtdışı festivallere katıldı. Festivallerden aldığı madalyon ve rozetleri, milli bar kıyafetinin üzerine sıra, sıra takmakla ünlendi.

Cazim Demir, ayrıca yöre türkülerimizin derlenmesi ve notalaştırılmasında etkin çalışmalar yaptı, birçok türküyü TRT repertuarına kazandırdı.

24 Temmuz 1977 tarihinde Erzurum’da vefat etti.

CAN BAHADIR YÜCE (1981----)

Can Bahadır Yüce 1981 yılında Erzurum’da doğdu. Türk şiirinin genç isimlerinden olan şair . Kuleli Askeri Lisesi'nden 1999'da mezun olarak Yeditepe Üniversitesi’ne girdi. 2004 yılında Felsefe bölümünden mezun oldu.

İlk şiirleri Varlık Dergisi'nde çıktı. Eleştirmenlerce Fazıl Hüsnü Dağlarca - Attilâ İlhan - Hilmi Yavuz üçgeninde seyreden bir tarzı olduğu söylendi.

Henüz 18 yaşındayken 1999 Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödül'ünü alan Can Bahadır Yüce yaş ortalamasının bir hayli yüksek olduğu edebiyat dünyamızda gerçekten genç bir şair; çünkü 19 yaşında! Can Bahadır Yüce'nin ilk şiir kitabı olan"Yaslı Mızıka" dır.

Şiirlerinde yatılı okul, deniz ve korsan imgelerini sıkça kullanan Can Bahadır Yüce, Hilmi Yavuz'la yaptığı söyleşiden oluşan "Şiirim Gibi Yaşadım" adlı kitabını 1 Eylül 2006'da Dünya Kitap'tan, üçüncü şiir kitabı "Unuttum Dünya"yı ise Mart 2008'de Sel Yayıncılık'tan çıkardı.

Halen Zaman Gazetesi'nin aylık kitap eki "Kitap Zamanı"nın editörlük görevini yürütmektedir.

Eserleri :Yaslı Mızıka (Can Yayınları), Uzakta Beyaz (Can Yayınları), Şiirim Gibi Yaşadım (Dünya Kitap), Unuttum Dünya (Sel Yayıncılık)

Ödülleri :Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri (1999), Altın Dize (2000), Nüzhet Erman (2001)

SULARI

solgun çocuklar uzun koşarlardı geceyi
ağlar gibi tutardın yağmurun ellerinden
sesin kanayan bir tarih olurdu sonra
bulutları tanırdık, ansızın suya düşen

ne zaman bir bulutu okşasak saydam,
nerede bir gökyüzü bulsak iğreti!
sustuğunu göğsünde ovup suya koyardın
terk etmek gibiydi biraz, burkulmuş bir kenti

camdan gülümseyişin batıp giderdi sessiz
gençliğimizin kaçak sularında incecik
ben bir karanfilden bakardım sana,
bir korsan ninnisiyle suları seyrederdik!

Can Bahadır Yüce (Yaslı Mızıka'dan)

BÜNYAMİN TOPÇUOĞLU (1980----)

Bünyamin Topçuoğlu, 1980 yılında Erzurum'da doğdu. Erzurum Siteler Kuran Kursunda hafızlık eğitimini tamamladı. Erzurum İmam Hatip Lisesinden mezun oldu.

Hafızlık dalında bir defa ortaokul çağlarında ve bir defada lise döneminde Türkiye birincisi oldu.

Kıraat derslerini dünyaca ünlü Fatih Çolak’tan aldı. İlk görev yeri Küçükçekmece Yavuz Selim Camii olan Topçuoğlu, 2005 yılından bu yana Bağcılar İstoç Camiinde imamlık yapmaktadır.

Bünyamin Topçuoğlu, Moskova’da geleneksel olarak düzenlenen ve 10. yılını kutlayan Uluslararası Kuran-ı Kerim Okuma müsabakasında Kuran-ı Kerimi Güzel Okuma dalında ülkemize birincilik kazandırmıştır.

2 Ağustos 2010 Pazartesi

BURHAN KAZMALI (1959----)

1959 Yılında Erzurum’da doğdu. Eğitiminin bir bölümünü Erzurum’da ve Karamürsel’de tamamladı, İlk ve orta okul Erzurum’da, liseyi ise Karamürsel’de okudu.

Gazeteciliğe önce Karamürsel’de günlük olarak yayınlanan Expres Gazetesi’nde muhabir olarak başladı. Şiir ve köşe yazarlığıyla birlikte 1981 yılında profesyonel gazeteciliğe yöneldi. Karamürsel’de çalışırken Kocaeli Gazetesi, Milliyet ve Bulvar gazetelerinin temsilciliklerini yaptı. Kısa süre içinde Karamürsel Expres Gazetesinin Yazı İşleri Sorumlu Müdürlüğünü yaptı. 1983 yılında Kocaeli’nde günlük olarak yayınlanan Kocaeli Gazetesinde muhabir olarak göreve başladı.

Söz konusu gazeteden bazı arkadaşlarıyla birlikte ayrıldıktan sonra Kocaeli’nin en çok dinlenen ilk radyo istasyonlarından Radyo Ses’te Genel Yayın Müdürlüğü yöneticilik yaptı.

1995 yılında Yalova’nın il olmasının ardından Burhan Kazmalı Yalova’da ‘Yalova’ adıyla yayınlanan haftalık gazeteyi çıkardı ardından Yalova’da günlük olarak yayınlanan Haberci Gazetesinin Haberler Müdürlüğünü yaptı.

2002’de emekli olduktan sonra yayın hayatını bu kez kendi şirketine ait YALOVA ÇİZGİ gazetesinde sürdürdü gazetenin sahipliği yaptı ve halen bu göreve devam ediyor.

BİNALİ SELMAN (1931-1996)

Binali Selman 1931 yılında o dönem Erzurum’un ilçesi olan Bayburt’ta doğdu. 1954 yılında İstanbul Radyosu’nun açtığı sınavı kazandı, memur-sanatçı olarak radyoya girdi.

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi zurna ve mey üstadıdır. Üflemeli halk müziği sazlarının tümünü çok iyi çalabilen Binali Selman, ney çalışıyla ün yapmıştır.

1980 yılında Hindistan’da yapılan yarışmada “Üflemeli Çalgılar Dalında Dünya Şampiyonu” olmuş ve ünlü Perküsyon müzisyeni Okay Temiz ile çıktıkları, dünya turnesinde 30 kadar ülkede Türk halk ezgilerini zurna ve vurmalı çalgılarla tanıtmıştır.

Kültür Bakanlığınca ödüllendirilerek, Devlet Sanatçısı olarak atanmıştır.Yöreye ait bir çok türkünün derlenmesinde etkin olan Binali Selman, 1996 yılında hayatını kaybetti.

BİLSEN BAŞARAN (1954----)

Bilsen Başaran 1954 yılında Erzurum’da dünyaya geldi. Erzurum Öğretmen Lisesinden mezun olduktan sonra; Açık Öğretim Fakültesini bitirdi. İçel, Erzurum, İstanbul'da devlet okullarında ve özel dersanelerde öğretmen ve yönetici olarak yirmi altı yıl görev yaptıktan sonra emekli oldu.

Yazarlık çalışmalarını öğretmenliğiyle iç içe sürdürdü. Şiir, öykü, araştırma, biyografi ve çocuk kitapları yazdı.

Türkiye Yazarlar Sendikası, Edebiyatçılar Derneği, Besam üyesidir. Halen İzmir’de yaşayıp yazı çalışmalarını sürdürmektedir.

Yayımlanmış kitapları: U Dönüş Yok (Şiir-1990), Bir Gece Şarkısı (Şiir-1993), Fotokopuk Düşler (Şiir-1996), Sim (Şiir-2000), Yittiğim Ülkem (Şiir-2002), Gül Kırığı (Şiir-2005), Anadolu’nun Bilge Karıncası Zeki Büyüktanır (Biyografi-2002), Maraş’tan Bir Haber Geldi (Araştırma Belge Şiir-2006). Çocuk kitapları: Yaşamı Tartan Terazi (Roman), Benekli Turgut (Roman), Düş Çocukları (Öykü), Küçük Yıldız Tohumları (Şiir) Kanatlı Günler (Roman).

BOYUNDURUK

Gözlerinin uzun öykülere düşmesi ne güzel
Hüzünlerin çalınması gerdanından…

Seni korkuların dudaklarımın en uzun uykusu
Öyle bir sıcaksın ki
-alev sağıyor aramızdaki zaman-
İnceden inceye bir kan sızıntısı…
Kanatların yüreğime düşüyor
Ne güzel kanlarımızın seviştiğini bilmek.

Pusuya düşmüş yirmilik güz yatışın.

Mülteci bir yüreği buyruksuzluğuna sundum
Dil bilmezliğine…
Bu ülke benim değil
uçurumlar sustukça
kartalların intiharına.

Elvan bakışın gecikmiş köprüm uzanmış Zap üstüne
Zaman kelepçelemiş yeri göğü.

Derin karanlıklarda uyumuş aklımın karasevdalısı
Kendi kendini kurşunlar mı mavzer
Anadandoğma bırakılır mı inanmak.

Kaldır gözkapaklarını sağnağım
Bu gümüş boyunduruk altında susuşun
ömrümün en uzun yemini.

Bilsen Başaran

BİLAL AĞDAĞ (1978----)

Bilal Ağdağ 1978 yılında Erzurum’un Çat ilçesinin Değirmenli köyünde doğdu. İlkokulu kendi köyünde, ortaokul ve liseyi Kayseri İmam Hatip Lisesinde okudu.

2000 yılında Niğde Üniversitesinde memur olarak göreve başladı. Aynı zamanda açık öğretim kamu yönetimi bölümüne kaydımı yaptırıp. 2004 yılında kamu yönetimi bölümünü bitirdi ve aynı yıl Niğde Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde kamu yönetimi bölümünde yüksek lisans yapmaya başladı. Eğitim kariyerini sürdürmekle birlikte kurumunda personel şefi olarak görev yapmaktadır.

UMUTLAR TÜKENİNCE

Birgün kara haberle yıkılır birden dünyan
Kabuslara dönüşür gördüğün pembe rüyan

Hayalini kurduğun güzel gün ve geceler
Kaybolur ve beynine saplanır bilmeceler

Soru içinde soru cevapsızdır tamamen
Düşündükçe çıkmaza itiliverirsin sen

Umut dolu dünyaydın kara haberden önce
Gördüm ki yıkılmışsın umutlar tükenince

Nedense susmuş bugün geveze dudakların
Artık çekemez olmuş gövdeni ayakların

Baktığında şimşekler gibi çakan gözlerin
Kuytu kuyular gibi soğuk sessiz ve derin

Zoraki tebessümler bilmem ki neye yarar
Alın çizgilerinde şimdi derin izler var

Şimdi yüreğindeki ateşle yandıkça yan
Nasıl dayanır bilmem bu ızdıraba bu can

Bu ateş çemberinden bir tek şey seni saklar
Hayallere daldığın o karanlık sokaklar

Bilal Ağdağ

BELKIS İBRAHİMHAKKIOĞLU(1950----)

Belkıs İbrahimhakkıoğlu, 1950 yılında Erzurum’da doğudu. Meşhur âlim ve mutasavvıf Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin torunlarındandır.

İlk ve orta tahsilini Erzurum’da tamamladıktan sonra yüksek öğrenimi için İstanbul'a geldi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdi.

Türk Edebiyatı Vakfı'nda merhum Ahmet Kabaklı ile birlikte çalıştı. Türk Edebiyatı dergisinin yazı işleri müdürlüğünü ve vakfın yönetim kurulu üyeliğini yaptı ve hâlen bu görevlerini sürdürüyor. Yeni Şafak başta olmak üzere birçok gazete ve dergide yazı ve röportajları yayınlandı.

BEKLAN ALGAN (1933----)

1933 yılında Erzurum'da doğdu. Robert Koleji bitirdikten sonra maden mühendisliği eğitimi için Amerika'ya gitti, fakat orada tiyatro eğitimi yaptı. Amerika'da birçok oyunda profesyonel olarak rol aldı. Yurda döndükten sonra yönetmen ve oyuncu olarak çalıştı.

Şehir Tiyatroları'na girdi.Tiyatro alanında başta "İlhan İskender Armağanı" olmak üzere birçok ödül kazandı. Bazı oyunlar yazdı ve sahneledi.

Şehir Tiyatroları Deneme Sahnesi'nin kurulmasında büyük katkıları oldu. Sinemaya "Karanlıkta Uyananlar" filmiyle girdi.

Başlıca filmleri, "Karanlıkta Uyananlar", "İstanbul Macerası", "Karafilli Kadın"dır.

BAYRAM ARICI (1980----)

Bayram Arıcı 1980 yılında Erzurum’un Tortum ilçesine bağlı Bağbaşı Beldesi’nde doğdu . Öğrenimimi Erzurum ve Tortum’da tamamlayarak, Erzurum Lisesinden mezun oldu.

Milli Eğitim Bakanlığına memur olarak girerek, İstanbul Kağıthane Profilo Anadolu Teknik Lisesi’nde) göreve başladı.

Erzurum Ziya Gökalp lisesine tayin olarak hem çalışıp hemde Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümünden okuyarak mezun oldu. Erzurum Yakutiye Edip Somunoğlu İlköğretim Okulu’na Türkçe Öğretmeni olarak atandı.

2009 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans öğrenimine başlayan Bayram Arıcı, Akçaabat Kavaklı Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'nda Türkçe öğretmenliğine devam etmektedir.

GERÇEK ÖĞRETMEN

Çabalar öğretmeye birşeyler öğrencisine
Öğretmek bahane, eğitmek tek şart
Eğit, öğret ki, devam etsin hayat
En iyi odur, eğitmezse hayat gider tersine

Yollar çeşitli isteyen istediğine
İyiyi doğruyu öğretirse öğrencisine
Düşünmelidir geleceği yine
Gün gelir öğrenci girer, millet meclisine

İşte gerçek öğretmen odur ki
Gösterir insanlara sevgiyle barışı
O öğretir bilgiyle yarışı
O yönetir cehle açılan savaşı

24/11/1997

Bayram Arıcı

BAHATTİN KIZILKAYA (1959----)

Bahattin Kızılkaya 1959 yılındaTortum ilçemizde doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Tortum’da tamamladıktan sonra 1979 yılında Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl Uzundere Lisesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak göreve başladı. Daha sonra Bitlis-Tatvan, Adana-Kozan, İzmit-Derince’de aynı branşta öğretmenlik yapmaya devam etti.

1994 yılında Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde Türk dili ve Grameri öğretim görevlisi olarak iki yıl çalıştı. Akabinde Türkiye’ye dönüş yaparak Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Erzurum Tortum Çok Programlı Lisesi’ne atanıp Türk Dili ve Edebiyatı branş öğretmeni olarak çalışmaya devam ediyor.

Bahattin Kızılkaya’nın şiire olan tutkusu lise yıllarından başlayarak her geçen gün artarak büyüdü. Yayınlanmaya hazır çok sayıda şiir, deneme, oyun ve hikayesi mevcuttur.

ASKER GÖRSEM AĞLARIM

Neden bilmem
Askere, bayrağa ağlarım.
Parçalanır yüreğim
Titrer tüm azalarım
Sokakta görsem
Döne döner bakarım
Hasretiyle yanan babası gibi
Sarılmak isterim boynuna,
Öpmek isterim doyasıya yanaklarından.
Eşim, "geçme" der askeri aracı
Onlar asker, onlar ana kuzusu
Onlar Mehmet.
Geçemezsin önlerine,
Durularsa sen de dur.
Bir hallerini hatırlarını soralım,
Belki açtır yavrularım,
Belki de sigaraları yoktur canlarımın
Hiç olamazsa bir-iki, paket sigara verirsin yavrucaklara.
Ben ananızım derim, sarılırım
Analarının kokularını alırlar benden
Çünkü ben de bir anayım
Bütün Mehmetlerin anasıyım.
Çünkü ben TÜRK anasıyım.
Durur mu gözlerim,
Dayanır mı kalbim böyle sözlere
Başlar yaşlar dökülmeye damla damla
Sonra o da katılır bana ağlarız
Yolda, yolakta gördüğümüz askerlere.
Ya bir de şehit olursa Mehmet!
Vayyy vay.
Vay ki vay.


Bahattin Kızılkaya

AZMİ CİHAT HATİPOĞLU (1961----)

Azmi Cihat Hatipoğlu 27 Aralık 1961 tarihinde Erzurum’da doğdu . İlk, orta ve liseyi Erzurum’da okuyarak Atatürk Üniversitesinden mezun oldu.

1982 yılında Türk Dili Edebiyatı öğretmeni olarak Ceylanpınar Lisesine atandı. Kısa bir süre sonra okulun yönetim kadrosuna geçerek müdür yardımcılığı görevine getirildi. Kısa sürede Ceylanpınar İlçe Milli Eğitim Gençlik ve Spor Şube Müdürü olan Azmi Cihat Hatipoğlu, 1986 yılında Erzurum Karayazı Çullu Ortaokulu müdürlüğü görevine atandı.

Sırasıyla Erzurum Atatürk Lisesi, Kocaeli Mehmet Akif Ersoy Lisesi ardından da 10 yıl 7.Boru İlköğretim Okulu müdürlüğü ve Kocaeli Merkez Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu müdürlüğü görevlerinde bulundu.

Öğretmenliğinin yanı sıra yazar ve şair kimliğinide çok iyi taşıyan Azmi Cihat Hatipoğlu, “Şehriyar’ın Haydar Baba’ya selam” adlı eserinin transkripsiyonlu incelemesinin ardından, makale ve şiirlerimin yer aldığı “Vakumlanmış Duygular” ile “Yarasanın Gözü” adlı eserlerini yayınladı.

Halen çeşitli dergi ve gazetelerde şiir ve makalelerle de yazın hayatına devam ermekte ve sivil toplum kuruluşlarında gerek üye ve gerekse yönetici olarak görev yapmaktadır.

İzmit Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün yanı sıra, Kocaeli Erzurumlular Vakfı Başkanlığını yürütmektedir.

SANA VARMAK

Ne kadar öz kardeş
Nefretim ve sevdam
İncecik çizgi vardı bir zamanlar
Bilmeden sildiğim
İnci taneleri gözyaşlarıyla
Eridi sevgim ya da beslendi kinim
Vuslatla vus’at barışık
Hala elimde silgim
Bir el olmalı tutmalı
Bir nefes almalı çağırmalı
Ya da itmeli yanmaya bırakmalı
Yarlardan uçurmalı
Ne kötü şey belirsizliği aşkın

Kırgın duruyor gözbebeklerim
Hayıflanmış aynalara
Bir havari, bir şaşkın
Nice yollar beklerim
Gerçekle rüyalarım karışır
Acılarım sevinçlerimle yoğrulu
Nasıl bir gönül ki
Bir küser, bir barışır
Sevda hiç olur mu sorgulu
Yakınla ırak
Flu ya da berrak
Ne muammadır yarabbi
Yoklukta sana varmak


Azmi Cihat HATİPOĞLU

AVNİ BOZKAYA (1957----)

Avni Bozkaya 1957 yılında Erzurum / Pasinler İlçesinde doğdu. İlk ve Orta öğrenim tahsilini Pasinler ilçesinde tamamladı. Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Matematik Bölümünden 1979 yılında mezun olarak aynı yıl öğretmenlik görevine başladı.

Öğretmenlikte ilk 5 yılını Trabzon ili Akçaabat ilçesinde geçirdikten sonra sırasıyla Konya – Beyşehir, Mardin – Nusaybin de çalıştı. 1996 yılından beri de Pasinler ilçesinde görev yapmaktadır.

Şu an Pasinler Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi’ inde müdür olarak görevine devam etmektedir.

Öğretmenliğinin yanı sıra şair olarak ta yüzlerce şiiri bulunmaktadır.

BAYRAĞIM

Mavi göklerde dalgalanmak sana layıkdır,
Taşıdığın değer al - kızıl renginde saklıdır,
Ay ve yıldızın yüklendiği mana farklıdır,
Uğruna canım feda olsun; Şanlı Bayrağım.

Kosova harbinde ecdadım şehit verildi,
Bedenden akan asil kanlar yere serildi,
Gökteki ay yıldızın şavkı onda derildi,
Doğuşunun hikmeti budur; Allı Bayrağım.

Gördüğümüz bu manzara Hikmet’i Huda’dır,
Necip Milletime Hak’tan nişanı kübradır,
O ihtişamın gönlümüze bahş’u sefadır,
Kalbimizde yatan sevdasın; Hallı Bayrağım.

Toyumuzun, düğünümüzün alemi sensin,
Gelinlerin çeyizinin baş köşesi sensin,
Şehitlerin tabutunun son örtüsü sensin,
Acıya neşeye süsensin, Görklü Bayrağım.

İstiklalin, cumhuriyetin sensin nişanı,
Güldalı istemez olmadığın mekanı,
Sana bez parçasıdır diye dil uzatanı,
Doğduğuna pişman ederim; Nazlı Bayrağım.

Avni Bozkaya

ARİF ARİFOĞULLARI (1980----)

Arif Arifoğulları; 1980 yılında Erzumda doğdu. İlk ve orta okulu Erzurum’da, Liseyi ise Erzincan’da okudu. Meslek lisesi kimya bölümünden mezun oldu. Şiir yazmaya on sekiz yaşında başladı.

Çeşitli gazete ve dergilerde şiirleri yayınlandı. Erzurum ve İlçelerinde yapılan özel gün ve gecelerde şiir severlere hitap etmekte ve haftalık olarak yerel bir gazetede de köşe yazısı yazmaktadır.

ÜŞÜYORUM ANNE

Üşüyorum bu soğuk kış gecelerinde
Garip bir duygu var yorgun bedenimde
Bir ölüm korkusu var yüreğimde
Üşüyorum Anne can yok gözlerimde

Anne ellerim soğuk vücudum titrek
Belkide bu acım hiç bitmeyecek
Kar tipi boran gözlerim ürkek
Üşüyorum Anne derman yok dizlerimde

Anne üşüyorum sıcak yurdumda
Bedenim donuyor Erzurum ayazında
Gözlerim süzülüyor Ayyıldızlı bayrakta
Üşüyorum Anne hal kalmadı yüreğimde

Kaldırın yerden soğuk bedenimi
Anlatın herkese Vatan Bayrak sevgimi
Sahipsiz koymayın güzel ülkemi
Üşüyorum Anne can kalmadı bedenimde

Arif Arifoğulları

ALPAY İZER (1944-1990)



Alpay İzer, Ankara'ya yerleşik bir Erzurumlu ailenin evladı olarak 1944 yılında Erzurum'da doğdu. Çocukluğunu Anadolu'nun değişik illerinde geçirdi. Liseyi Bursa Erkek Lisesinde tamamlayan İzer, Bursa Halkevi Oda Tiyatrosunda tiyatroya adım attı. Daha sonra Dormen Tiyatrosunda birçok oyunun kadrosunda yer aldı. 1971 yılında İstanbul Belediye Konservatuvarının Tiyatro Bölümünden mezun olarak, Poyrazoğlu Tiyatrosu’na geçti ve burada iki yıl oynadı.

Gariban Şakir’de rol alarak sinemaya atıldı. Bitirimler Sınıfı filmindeki Selim rolüyle tanınmaya başladı. 1976 yılından 1979 yılına kadar sinemaya ara vererek, Ali Poyrazoğlu’nun yazdığı Darısı Başınıza ve Levent Kırca’nın yazdığı Ne Olur Ne Olmaz adlı dizilerde rol aldı. 1979 yılında tekrar sinemaya dönen İzer, Kemal Sunal’ın başrollerinde oynadığı Bekçiler Kralı ile Devlet Kuşu filmlerinde bakkal, Umudumuz Şaban’da Muhtar Yaşar Şereflikoç ve Zübük’te Avukat Burhan karakterlerini oynadı. Alpay İzer, bu filmlerden sonra sinema kariyerine uzun süre ara vererek tekrar tiyatroya yöneldi. Aydemir Akbaş’ın kurduğu tiyatro ile Akbank Çocuk Tiyatrosunda bir süre çalıştı. Bunun yanında televizyonlarda yayınlanan birçok parodi yazdı ve bu parodilerin bazılarında rol aldı. İzer, 1986 yılında yayınlanmaya başlayan Perihan Abla dizisinde Kahveci Saffeti canlandırdı.

Hayatının son dönemlerinde ise daha önce de görev yaptığı Poyrazoğlu Tiyatrosu ve Akbank Çocuk Tiyatrosu ile sahneye çıktı ve 19 Ekim 1990 tarihinde hayatını kaybetti.

Yazdığı senaryolar: 

Kolombo Şakir - 1976
Mahallede Şenlik Var - 1976
Canavar Cafer - 1975
Parayla Değil Sırayla - 1975 

Oynadığı Filmler: 

Yasemin - 1987
Perihan Abla - 1986
Zübük - 1980
Aşk Şarabı - 1979
Öttür Kuşu - 1979
Bekçiler Kralı - 1979
Umudumuz Şaban - 1979
Bitmeyen Şarkı - 1976
Arzu - 1976
Canavar Cafer - 1975
Yok Devenin Başı - 1975
Plaj Horozu - 1975
Çin İşi Japon İşi - 1975
Randevu - 1975
Diyet - 1975

ALİ KARAAVCI (1942-1995)

Ali Karaavcı 1942 yılında Narman’da doğdu, eğitimini Erzurum’da tamamladı. İlk, orta, lise ve Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesini Erzurum’da okudu.

Ziraat Mühendisi olduktan sonra kısa bir süre Kars Zirai Mücadele Müdürlüğünde çalıştıktan sonra, serbest çalışmayı tercih ederek Erzurum'a döndü.

Şiir, musiki ve resim başta olmak üzere güzel sanatların tümü ile ilgilendi. Erzurum’un sanat sohbetlerinin yoğunlaştığı, Hemşin Pastanesinin en önemli unsuru idi.

5 Aralık 1995 Tarihinde Erzurum'da vefat ederek Hemşin müdavimlerini de öksüz bıraktı.

Ali Karaavcı’nın kitaplaşmış “Baharın Özlemi" “Yargı”, “Tutku” isimli eserleri bulunmaktadır.

ALİ GALİP EFENDİ (1882-1925)

Hacı Ali Galib Efendi, 1882 yılında Erzurum'da doğdu. İlk, orta ve liseyi Erzurum’da tamamlayarak, İstanbul’da Ayasofya Medresesine devam etti. Eğitimini tamamladığında Erzurum’a döndü.

Erzurum'un Rus işgaline uğradığı ve işgal altında kaldığı yıllarda Erzurum’da kalan bir avuç yetişkinle el altından direnişi örgütledi.

Erzurum’un Ruslardan, Ülkenin İşgalden kurtuluşundan ve Cumhuriyetten sonra, ticaretle uğraşan ve halk üzerinde saygın bir kişiliği olan Hacı Ali Galib Efendi, 25 Kasım 1925 günü, Erzurum’da baş gösteren ve bugün bile içyüzü tam olarak aydınlatılamamış olan “şapka isyanı” günü hükümet binasına yürüyen kalabalığa engel olmaya çalışmasına ve olayları yatıştırmak istemesine rağmen isyancıların safında telaki edilerek tutuklanmış ve uydurma bir mahkemenin verdiği kararla maalesef asılmıştır.

Bu sonada o dönem Erzurum’da hiç de saygı duyulmayan ve sevilmeyen Vali Zühtü’nün Erzurum aydınlarına, açıklanamayan nefreti ve kini etkin olmuştur.

ERZURUM DESTANI

Bahar eyyamının âhengi çağı,
Alem-i islamın yandı çerağı,
Göründü askerîn şanlı bayrağı,
Dağlar bağlar döndü yine gülzare.

Nasrun minallâhi ve fethün karib,
Sırrı zuhûr etti ey kavm-i necip.
Erzurum Moskofa olmadı nasip,
Çâresiz kalınca düştü fırara.

Hacı Ali Galib

AHMET TURUNÇ (1961----)

Ahmet Turunç 1961yılında Erzurum’da doğdu. Tiyatro eğitimi aldı ve daha çocuk yaşlarda Devlet Tiyatroları Amatör Çocuk Tiyatrosunda roller üstlendi.

Erzurum Sanat Tiyatrosunda tiyatro çalışmalarını sürdürdü. Erzurum Halk Eğitim Merkezinde Tiyatro kolunu kurarak çalışmalarına burada devam etti.

1980 yılında Erzurum’da Devlet Tiyatroları kurulmasına önayak oldu ve 1 yıl kadar sözleşmeli sanatçı olarak sahneye çıktı. Erzurum Deneme Sahnesini kurarak Devlet Tiyatrolarından ayrıldı.

Tiyatro eğitimi için Almanya’ya giden Ahmet Turunç, eğitimi devam ederken 1990 yılında “Sanat Etkinlikleri Grubu” nu kurarak tiyatro faaliyetlerini Almanya'dada sürdürdü. Eğitimini tamamlayarak 2000 yılında Yurda dönen Ahmet Turunç Bursa Sanat Tiyatrosu'nu kurdu. Halen Bu tiyatronun sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni olarak tiyatro çalışmalarına devam etmektedir.