17 Temmuz 2017 Pazartesi

VASFİ MAHİR KOCATÜRK (1907-1961)

Vasfi Mahir Kocatürk; 1907 yılında o yıllarda Erzurum’a bağlı bir ilçe olan Gümüşhane'de dünyaya geldi. ilköğrenimini İstanbul Koca Mustafa Paşa Numune Mektebi'nde tamamladı. 1921 yılında Darüşşafaka'ya girdi ve lise öğrenimini bu okulda tamamladı. Mülkiye'ye devam ederek 1930 yılında mezun oldu ve öğretmenliğe başladı.

Ankara, Edirne, Kastamonu, Malatya ve Eskişehir Liselerinde edebiyat öğretmenliği, Malatya ve Eskişehir Lisesi'nde okul müdürlüğü yaptı. 1944'te İstanbul'a yerleşti. Haydarpaşa Lisesi'nde öğretmenlik, Darüşşafaka'da okul müdürlüğü yaptı. 1948'de Milli Eğitim Bakanlığı'nda müfettiş oldu, ertesi sene İzmir'e tayin edildi.

1950 yılında Gümüşhane milletvekili seçilen Kocatürk, 1954'te seçimi kaybedince siyaseti bıraktı, Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretmenliğe döndü. Türk edebiyat tarihi alanında çalışmalara yoğunlaşan Kocatürk, Türk Edebiyat Tarihi adlı yapıtı üzerinde çalışmaktayken 17 Temmuz 1961 günü hayatını kaybetti.

Şiir Kitapları;

Tunç Sesleri (1935), Geçmiş Geceler (1936), Bizim Türküler (1937), Ergenekon (1941), Hayat Şarkıları (1965)

Manzum Oyunları;

Yaman (1933), Sanatkar (1965)

Araştırma-İnceleme Eserleri;

En Güzel Türk Manileri (1933), Lafonten Hikayaleri (1934), Fransız Edebiyatı (1934), Şâheserler Antolojisi (1 cilt, 1934-1939), Yeni Türk Edebiyatı (1936), Divan Şiiri Antolojisi (1947), Osmanlı Padişahları (1949), Metinlerle Türk Edebiyatı I, II, III (1952), Türk Edebiyatı Şâheserleri (1955)
Tekke Şiiri Antolojisi (1955), Metinlerle Edebiyat (1955), Namık Kemal (1955), Şiir Defteri (1958)
Hikâye Defteri (1958), Namık Kemal'in Şiirleri (1959), Ziya Paşa'nın Şiirleri (1959), Saz Şiiri Antolojisi (1963), Türk Nesri Antolojisi (1963), Meşhur Beyitler (1963), Türk Edebiyat Tarihi (1964),Türk Edebiyatı Antolojisi (1967)

Çevirileri;

La Fontaine’den Hikâyeler (1934), Şarkılar Kitabı (Heinrich Heine, 1948), Elem Çiçekleri (Baudelaire, 1957)

Şairin Ölümü isimli şiiri.

Şairin ölümü

Ne bir damla gözyaşı, ne yerde yaslı bir mum;
Hazin, loş odalarda ölümü sevmiyorum.
Bir çığ sesiyle nasıl inlerse bir uçurum
Benim öyle verecek kalbim son nefesini.

Titreyen dallarını açıp göklere kadar,
Hıçkıracak ney gibi sülün boylu kavaklar,
Talihimin göğsümde hapsettiği canavar
Derin çıtırtılarla kıracak mahpesini.

Ardımda binbir gönül, ıstırabımdan derin,
Matemini tutacak bir mukaddes kederin;
Ölümün gösterecek dünyaya ölümlerin
Hem en şereflisini, hem de en mukaddesini.

Gözlerim çektiğimi ifşa etmese bile
Kalbimden ayrılınca ruhum gelecek dile:
Yüzbin yıllık kâinat hummalı bir vecd ile
Dinleyecek ilk defa ıstırabın sesini.

Her gün bir parça daha fazla yalçınlaşarak
Bir uçurum olunca bana sevdiğim kucak,
Fırtınalı göklerden ölümüm andıracak,
Yıldırımla vurulmuş kartalın düşmesini.

Vasfi Mahir Kocatürk

10 Temmuz 2017 Pazartesi

HALKEVİ


Erzurum Halk Eğitim Merkezi binası (Erzurum Halkevi), Erzurum’da ilk yapılan Cumhuriyet dönemi binalarındandır. 10 Temmuz 1937 tarihinde temeli atıldı ve 29 Ekim 1939 tarihinde hizmete açıldı. 

1100 m2’lik bir alana yayılan bina yapıldığı dönemde birçok kültürel etkinliğe ev sahipliği yaptı ve Cumhuriyetin ilk yıllarında halkın eğitiminde önemli rol oynadı.

Tarihi bina 20 Mayıs 2012 günü halka haber verilmeden sessiz sedasız yıkılarak yok edildi.

4 Temmuz 2017 Salı

ŞERİF YUSUF SOYLU (1868-1946)


Dr. Şerif  Yusuf Soylu; 1868 yılında bugün Makedonya sınırları içerisinde olan Ohri ‘de doğdu. 1892 yılında İstanbul’da Tıp Fakültesinden mezun oldu ve  hekim olarak Erzurum’a atandı. Erzurum’da Belediye Tabibi olarak görevlendirildi. 

Cennetzadelerden  Semiha Hanımla evlendirilerek Erzurum akrabası oldu.

Dr. Şerif  Yusuf Soylu;  1901-1906,  1907-1910 ve 1920-1924 dönemlerinde Erzurum Belediye Başkanlığı görevini yürütürken ve Erzurum Sıhhat Müdürü olarak görev yaparken  şehrin imarı konusunda önemli çalışmalar yaptı. Dr. Şerif  Yusuf Soylu’nun bıraktığı eserler bugün bile tarihi eser olarak ayaktadır.   

2 Şubat 1946 tarihinde İstanbul’da   vefat eden  Dr. Şerif  Yusuf Soylu Erzurum’da binalar ve yollar dışında bize; 1913 yılında yayınlanan Erzurum Vilayeti Sıhhi ve İctimai Coğrafyası  ile 1921 yılında yayınlanan Erzurum ve Erzurum Vilayetinin Tabii Topoğrafya ile Ahvali İctimaiye ve Sıhhiyesi isimli yazılı eserler bıraktı.


TAYYİP CİNİSLİ (1913-1990)


Dr.Tayyip Cinisli, 1913 yılında Aşkale/Cinis’de doğdu. İlk ve orta okulu Aşkale’de liseyi Erzurum Lisesinde tamamlayarak İstanbul Tıp Fakültesine girdi.

İstanbul Tıp Fakültesinden 1937 yılında mezun olarak İstanbul Yedikule Verem Hastahanesinde hekim olarak göreve başladı.

Uzun yıllar Erzurum Verem Savaş Hastahanesinde Başhekimlik yaparak 1983 yılında aktif hekimliği bırakıp köyü olan Cinis’e yerleşti.

Dr. Tayyip Cinisli 19 Haziran 1990 günü Cinis’de hayatını kaybetti.


17 Haziran 2017 Cumartesi

HAFIZ HASAN ULUDAĞ “ Tabur İmamı Hasan Efendi” (1878-1952)


Hafız Hasan Efendi; 1878 yılında Erzurum’da doğdu, Caferiye camii imamı Yeşillizade Şeyhülkurra Mustafa Niyazi Efendiden kıraat ve aşere okudu. Erzurum askeri hastanesinde  göreve başlayan Hafız Hasan efendi , 1920 yılında  Kars müstahkem mevki topçu alay imamlığına Yüzbaşı rütbesiyle atandı.

Alay Müftüsü olarak, Birinci Dünya ve Balkan savaşlarına katılarak İstiklal madalyası ile taltif edildi. Savaşlardan sonra Hafız Hasan efendi  askeri birliklerde  konferanslar halinde dini dersler vererek, orduya tam otuz yıl hizmet etti,  1934 yılında emekliye ayrıldı.

Soyadı Kanunu ile ULUDAĞ soyadını alan  Tabur İmamı Hasan Efendi 1942 yılından, vefat tarihi olan 5 Eylül 1952 ye kadar; Lalapaşa, Şafiiler ve Cedid Camilerinde  Kuran dersi verdi.

TUBAY ERDAL (1995----)


Tubay Erdal; 1 Ocak 1995 tarihinde Erzurum Karayazı’da doğdu. Erzurum İl Özel İdaresi Spor Kulübünde başladığı atletizm hayatına  Beşiktaş Spor Kulübüne transfer olarak  devam eden Tubay  Erdal,  birçok yarışmada başarı elde ettikten sonra 2009 yılında milli takıma seçildi, günümüzde ise Bursa Büyükşehir Belediyespor adına yarışmalara katılmaktadır.

Aldığı önemli uluslararası dereceler;  2013 Polonya Dağ Koşusu Yarışması  3.cülüğü, 2015 yılı Antalya  8. Aroma Akseki Dağ Koşusu 2.ciliği ve 2016 yılı Hollanda’nın Amsterdam kentinde yapılan Avrupa Atletizm şampiyonası  4.cülüğüdür.

YUSUF ALICI (1991---)



 Yusuf Alıcı; 7 Nisan 1991tarihinde Erzurum’da doğdu.  Avrupa ve Balkan Şampiyonu Milli Atletimiz Kros Müsabakalarında;  2000 metre engellide Balkan Şampiyonu ve 2007 yılında Avrupa şampiyonu oldu.   


18 Mayıs 2017 Perşembe

18 MAYIS 1919 BÜYÜK ERZURUM MİTİNGİ


İzmir'in işgali üzerine Erzurum'da; Rusların yaktığı Hükumet Konağı önü  ile Lala Paşa Cami Meydanında ve İbrahim Paşa Cami Minaresi gölgesinde Büyük Erzurum "İzmir İşgalini Tel’in Mitingi" düzenlendi.

17 Mayıs 2017 Çarşamba

ZEKAİ AKSAKALLI (1962----)

Zekai Aksakallı; 1962 yılında Erzurum'da doğdu. İlk, Orta ve Liseyi Erzurum’da okuyarak, 1979 yılında Erzurum Lisesinden mezun oldu. Erzurum  Lisesi öğrencisi iken kros koşusunda başarılar göstererek yurt dışında Ülkemizi temsil etti.

1984 yılında Kara Harp Okulundan  mezun olarak teğmen rütbesi ile ve tankçı subay olarak Kara Kuvvetlerinin çeşitli kademelerinde göreve başlayan Zekai Aksakallı 2009 yılında tuğgeneral,  2013 yılında tümgeneral ve 28 Temmuz 2016 tarihinde korgeneralliğe terfi etti.

Zekai Aksakallı, 15 Temmuz tarihli terör kalkışmasının bastırılmasında etkin rol oynadı. 24 Ağustos 2016'da Türk Silahlı Kuvvetlerinin yürüttüğü Fırat Kalkanı Operasyonuna komuta etti. 

3 Mayıs 2017 Çarşamba

3 MAYIS 1919 KAZIM KARABEKİR PAŞANIN ERZURUM'A GELİŞİ

1 nci Dünya Savaşından sonra ordunun pasife edilmesi planının bir parçası olarak, Kazım Karabekir Paşada bütün değerli komutanlar gibi İstanbul'a atanmıştır. Durumdan rahatsızlık duyan komutanlar, Milli Mücadeleye girişmek isteyen Mustafa Kemal Paşa ile sık sık görüşmüş, İstanbul’da pasif hale gelmenin, vatanın karşılaştığı felakete seyirci kalmak demek olduğunun hepside bilincindedir.

Anadolu’ya geçmelerinin zarureti ve etkili mevkilerde bulunan vatanseverlerin uğraşı meyvesini vermiş,  Kâzım Karabekir  24 Şubat 1919 tarihinde Erzurum’daki 15. Kolordu Komutanlığına atama emrini emrini almış ve amacına kavuşmuştur. Mustafa Kemal başta olmak üzere diğerleri de ayni günlerde teker teker Anadolu'ya geçmeye başlayacaktır.

Kazım Karabekir Paşa 12 Nisan 1919 tarihinde  Gülcemal adlı vapurla Trabzon’a doğru yola çıkmış, 19 Nisan’da Trabzon'a ulaşınca Muhafaza – i Hukuk Heyeti üyeleriyle görüşmüş ve onların kendisine bağlanmalarını sağlamıştır. Trabzon’dan ayrıldıktan sonra ise Erzurum’a doğru yola çıkan Kazım Karabekir Paşa 3 Mayıs  1919 günü hedefine ulaşmıştır. Daha sonra Erzurum'da Mustafa Kemal Paşa ile buluşmaları ve Erzurum Kongresi ile Kurtuluş Savaşımızın ilk kurşunu atılmıştır.

Yukarıdaki Fotoğraf o günlerde Erzurum'da karargâh mensupları ile çekilmiştir.

15 Nisan 2017 Cumartesi

BARDIZ KİLİMİ



Bardız Kilimi; Odalara ve çadırların zeminine serilmek veya divan ve sedir örtüsü olarak kullanılmak üzere hazırlanan, genel olarak renkli ve desenli, tüysüz, ince dokumalar dır. Halılar gibi tezgâhta dokunan kilimler, ev döşemelerinde olduğu gibi özel biçimler verilerek heybe, çuval ve namazlık olarak da kullanılmaktadır.

Dokuma tekniği bakımından bu kilimler, Osmanlı saray kilimlerinin devamı niteliğindedir. Her iki grup kilimde de, tapastrı tekniği uygulanmıştır. Bardız kilimi dokunurken, atkı ipliklerini çözgü iplikleri arasına iyice yerleştirmek için sık sık kirkitlenmektedir. Bu nedenle kilim dokuması sık ve düzgündür.

Osmanlı saray sanatındaki bitkisel motifler, saray kilimlerinde olduğu gibi Bardız kilimlerinde de kullanılmaktadır. Kilimde zemin renkleri, Osmanlı saray kilimlerinde olduğu gibi genellikle siyahtır. Bununla birlikte kırmızı veya bordo, mavi, doğal bej, doğal gri renkler az da olsa kullanılmaktadır. Kilim desenlerini doğal ve stilize edilmiş bitkisel motiflerle, hayvan motifleri oluşturduğu için, renklerin birden fazla tonları kullanılmaktadır. Orijinal Bardız kilimlerinde kök boya kullanılmaktadır. Kilimlerde; hayvan figürleri, bitkisel ve sembolik motiflerden biri tercih edilmektedir.

Bardız Kilimi halen Gaziler(Bardız) mahallesi başta olmak üzere Esenyurt mahallesi, Çatalelma mahallesinde  dokunmaktadır.

Kaynak: Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

ŞENKAYA SOĞMUN KALESİ

Soğmun kalesi; Şenkaya'nın Evbakan Mahallesinde bulunmaktadır. Kayalıklar içerisinde oyulmuştur. Yapım tarihi ve kimler tarafından yapıldığı hakkında kesin bir bilgi yoktur.

Kaynak:Şenkaya Kaymakamlığı Web Sitesi

ŞENKAYA KAMHIS KALESİ VE MAĞARA KİLİSESİ

Kamhıs (Yanıkkaval) Kalesi ve Mağara Kiliseleri  Kalenin ve Kiliselerin ne zaman ve nasıl yapıldığı bilinememektedir. Balkaya vadisine hakim konumdadır. Selçuklular tarafından tarafından yapılmış olduğu tahmin edilmektedir, Kamhıs 1550 tarihinde bir nahiye addolunup, Ardahan sancağına bağlanmıştır.
          
"Kamhıs Kilisesi" Yanıkkaval (Kamhıs) köyünün batısında, Balkaya vadisinde yer alır. Asıl Kilise yıkılmış olup küçük bir bölümü ayaktadır. Asıl kilisenin kuzeyinde bir tepe yamacında kayalık içerisine oyulmuş durumda Mağara Kiliseleri yer alır.

Kaynak:Şenkaya Kaymakamlığı Web Sitesi


2 Mart 2017 Perşembe

MORGOF KIŞLASI


Morgof Kışlası Cumhuriyet Caddesinde ve Yakutiye Medresesinin ön tarafında, medrese ile ayni bahçe içerisinde bulunmaktaydı. Çevre çalışmaları esnasında 2 Mart 1977 tarihinde Erzurum Belediyesince yıktırılarak Yakutiye avlusuna katıldı.

Morgof Kışlası; Erzurum Merkez  Yeniçeri Kışlasının yeri üzerine Sultan Abdülaziz  döneminde yine kışla olarak yaptırılmıştır. Erzurum’un  işgali döneminde Morgof isimli işgal komutanı bu binayı kullandığı için ismi  Morgof Kışlası olarak kalmıştır.

Bina yıktırılıncaya kadar askeri amaçlarla kullanılmış ve uzun yıllar Erzurum Merkez Komutanlığına ev sahipliği yapmıştır. 



14 Şubat 2017 Salı

Muhammed Sıddık TASKESENLİ (Horasan Müftüsü) (1914-1985)


M. Sıddık Efendi 1914 yılında Erzurum’un Sultan Melik Mahallesi’nde doğdu. İlk derslerini ağabeyi Şahabettin Efendiden alarak, Farsça ve Arapça başta olmak üzere fıkıh, kelam, hadis, tefsir ve mantık okudu , eş zamanlı olarak ilk ve orta okulu bitirdi.

1952 yılında müftü olarak Tekman ilçesinde görevlendirildi , Tekman’da iki yıl müftülük görevini yürüttükten sonra, Horasan Müftülüğüne tayini çıktı. Horasan’da 6 yıl görev yaptıktan sonra merkez vaizi olarak Erzurum Müftülüğü emrine atandı, ancak ismi hep Horasan Müftüsü M.Sıddık Efendi olarak kaldı.

Manzum divan sahibi M. Sıddık Efendi; 13 Şubat 1985 tarihinde vefat etdi.

KASİDE

Gurubum geldi ey Saki, bana medle’e görünmez mi,
Ölümüm geldi ey mevla, bana lütfun görünmez mi.

Beni candan usandırdı feleği çarki canbazi,
Acep nesimi hevadan bana zerre görünmez mi.

Gidup meclisi rındande bakıp uzakta kaldım ben,
Atik’ul ğamririhanden bana bir cam uzanmaz mı.

Mecalisi ekabirde kusurun i’tirafınden,
Bağışlanır cürümler hep bana, şefkat uyanmaz mı.

“Herisün Aleyküm” sırrını hatırla ey cana,
Benimde ümmeti olduğuma lütfun yakışmaz mı.

Büyük dergahına tuttum yüzüm Gaffaru Rahzanım,
Bana baran rahmetinden acep bir kıtra yağmaz mi.

Niçün böyle ümitsizlik içinde kaldın Ey Sıddık,
“Öd’uni estecip lekum” senedi kafi gelmez mi.

MÜNACAAT

Hasta halim, dilperişanım meded yarab meded,
Dembıdem artmakta efganım meded yarab meded.

Ahu efganım benim bihad olan isyanıma,
Merdiyuni affi tuttum, el meded yarab meded.

Tövbekarı affedersin, sitredersin cürmünü,
Sahip bikes olanın, el meded yarab meded.

Zalim-u asi olana gösterirsin rahmetin,
Ol zaman meşhud olur lütfun, meded yarab meded.

Nefsi şeytan şerlerinden hem koru bu acizi,
Nazıri didarın eyle, el meded yarab meded.

Kabru mahşerde mizanda hem sıratta kıl delil,
Zat’i pak’i Mustafayi, el meded yarab meded.

Huru ğilman Sıddık’ın canına hiç minnet değil,
Maksadi görmek cemalin, el meded yarab meded.

4 Şubat 2017 Cumartesi

ALİRAVİ İLKOKULU

Aliravi İlkokulu 1891 yılında Yoncalık Mahallesi´nde iki katlı ahşap bir evde Yoncalık İptidaisi (İlkokulu) adı ile eğitim ve öğretime başladı. Savaş yıllarında eğitime ara verilen okul 1933 yılına kadar bu binada öğretimini sürdürdü. 1934-1935 yıllarında üç dershaneli bir okul halinde yeniden inşa edildi.

1953 yılında eski bina tamamen yıkılarak 1958 yılında bugünkü bina ile eğitim ve öğretime yeniden başlandı. 1961 yılında Eğitim Enstitüsü kurulunca, kendi binası bitinceye kadar bu binayı kullandı.

MAHMUD VEHBİ ERZURUMİ (1870-1946)


Mahmud Vehbi Efe 1870 yılında Erzurum/ Pasinler’e bağlı Altınbaşak (Kındığı) köyünde doğdu. İlk derslerini Altınbaşak İmamı olan babası Hâce Hüseyin Efendi’den aldı. İnkişaf eğitimi için Hace Muhammed Lütfü Efe’ye ve ve Pîr-i Küfrevi’ye gönderildi.


Mahmud Vehbi Efe; Epsemce ve Sögütlü köylerinde uzun yıllar imamlık yaptı. Görev yaptığı ve bulunduğu yerlerde; yollardaki taşları topladı, çeşmeler yaptı veya çeşmelerin akarlarını temizledi, sulara geçitler yaptı, köprüler kurdu. Bütün ömrü insanlara ve çevresine yardım ile geçti. 1946 yılında hayatını kaybederek Epsemce Köyüne defnedildi.

12 Ocak 2017 Perşembe

ERZURUM BARLARI İLK KEZ FİLME ALINDI








12 Ocak 1929

Erzurum Barları ile birlikte Trabzon, Rize, Erzincan halk oyunları ilk kez filme alındı.

Yusuf Ziya Demircioğlu, Mahmut Ragip Gazimihal, Feruh Arsunar ve Abdülkadir İnan'dan oluşan ekip İstanbul Konservatuarı adına folklor hazinemizi ölümsüzleştirdi.
Kaynak:ekitap.kulturturizm.gov.tr

8 Ocak 2017 Pazar

ERZURUM’DA KIŞ SPORLARI

1914 yılında, Doğu Cephesinde Rus Ordusuyla savaşan ordularımızın, Rus ordusundaki kayaklı askerlerin saldırılarıyla zayiata uğradığını gören Başkomutan Enver Paşa, daha sonraki muhtemel savaşlarda kayaklı askerî birliklerle savaşabilmek için 1915 yılında Avusturya'dan Alher BILDSTEIN isimli kayak uzmanını  Erzurum'a getirterek Kiremitlik tabyalarının yokuşunda subay ve erlere kayak eğitimi yaptırmıştır. Bu amaçla İstanbul’da yaptırılan çok sayıda kayak hayvan sırtında Erzurum'a taşınmış ve kayakçı askeri personel yetiştirilmiştir. Bu ilginç eğitimi görerek heveslenen Erzurumlular arasın da bu tarihten itibaren kayak sporu yaygınlaşmaya başlamıştır. 


1933 yılında Erzurum Halkevi nezdinde Palandöken'de kayak faaliyetlerine başlanmıştır. Spor olarak ise; Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü bünyesi içerisinde "Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu "olarak 1936 yılında ilk resmi hüviyetini kazanmıştır.1968 yılında Dağcılık sporu ile olan Federasyon beraberliğinden ayrılarak çalışmalarını sürdürmüştür.

CUNNİ MAĞARASI


Karayazı Cunni Mağarası;  Karayazı   ilçesi’ne bağlı Salyamaç Köyü’nün 6 km. kuzeydoğusunda bulunmaktadır. 

İki katlı olan mağarada Atatürk Üniversitesince yapılan bilimsel incelemelerde; alt katında Apsisli bir ortaçağ kilisesi, ovaya bakan büyük  bölmesindeki kayalar  üzerinde ise kiliseden daha eski zamanlara tarihlenmiş Oğuz Türklerine ait damgalar (yazı) bulunmuştur. Yapılan incelemelerde ise 29 farklı damganın 12 değişik boya ait olduğu tespit edilmiştir. 

Mağarayı inceleyen bilim adamlarına göre  bu buluntular mağaranın; Erzurum ve çevresinin Türklerin Anadolu'da yerleştikleri ilk merkezlerden biri olduğunu göstermektedir.

CEDİD CAMİİ

Cedid Camii; Cedid mahallesinde Cami Sokakta yer almaktadır. Vakıflara ait kayıtlarda 1679 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır, kitabesi yoktur. 

İlk yapılışında toprak damla kaplı olan cami geçirdiği tamirlerde çatı ile örtülmüş ve tahta minaresi oluklu sac ile kaplanmıştır.