Klasik Osmanlı hamam planı düzenindeki hamam soyunmalık, ılıklık, sıcaklık ve halvet bölümlerinden meydana gelmiştir. Moloz ve kesme taşın kullanıldığı hamam duvarlarında yer yer tuğla hatıllara yer verilmiştir. Hamamın soyunmalık kısmı tromplu büyük bir kubbe ile örtülüdür. Buradan doğu duvarına açılmış bir kapıyla ılıklığa geçilmektedir. Ilıklık yan yana üç küçük kubbeli ve kenarlarda da tonoz örtülü bölümlerden meydana gelmiştir. Sıcaklık kubbeli bir orta mekan ve yanlarda haçvari düzende dört eyvandan meydana gelmiştir. Bunun köşelerinde de sekizgen planlı kubbeli halvet hücreleri bulunmaktadır.
Hamamı oluşturan bölümlerin hepsi içten Türk üçgenli ve tromplu, dıştan da kasnak üzerine oturan kubbelerle örtülmüştür. Şeyhler Hamamı günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir. Son yıllarda restorasyonu tamamlanan bina; Kültür Müdürlüğü Erzurum Eski Yazmalar Müdürlüğü tarafından kullanılmaktadır.
Hamamın bitişiğinde Külhancı Baba Türbesi bulunmaktadır. Efsaneye göre; Şeyhler Hamamı’nda külhancı olarak çalışan Külhani Baba bir tek mum ile külhanı ısıtır, haznenin suyunu kaynatırmış. Bu hali bilmeyen patron ise; ‘…Bu adam benden odun istemez, cılgamış istemez, bu hamamın suyunu acep neynen ısıtır’ diye düşünürmüş. Nihayet bunu sorduğunda ise Külhani Baba’nın cevabı şöyle olmuş; ‘…Ağa ne sen sor ne de ben söyliyeyim…’ Bu cevap üzerine Külhani Baba’yı takip eden hamam sahibi, su haznesinin altında tek bir mumun yandığını ve Külhani Baba’nın da sessizce namaz kıldığını görür. Hamam sahibinin bu sırra vakıf oluşu ile Külhancı Baba ruhunu teslim eder.
Kaynak: Erzurum Efsaneleri, Bilge Seyidoğlu
