4 Ağustos 2026 Salı

İSPİR KALE MESCİDİ

 

İspir Kalesinin güney sur duvarlarına bitişik inşa edilen mescidin üzerinde kitabe bulunmamaktadır. Ancak Erzurum Kale Mescidi mimarisi ile aynı özelliklere sahip olduğundan İspir Kale Mescidinin de Melik İzzeddin Saltuk’un (1132-1168) yapılmış olduğu kabul edilmektedir.

Mescidin temelinden başka, minaresi, içi, dışı ve kubbesi de sarımtırak renkte muntazam kesme taşla yapılmıştır. Duvarlarının kalınlığı 115 santim olan ve dikdörtgene yakın bir planda inşa edilen mescit, dıştan 9.50 x 10.80 m., içten 7.20×8.50 m. ölçülerindedir. Kuzey cephenin doğu köşesinde bulunan giriş kapısı, dikdörtgen çerçeve içerisinde mukarnas kavsaralı olup silmeli bordürlerle sınırlandırılmıştır. Kapının sağ üst köşesinde, mazgal türü bir pencereye yer verilmiştir.

Mescidin üzeri farklı örtü sistemi ile kapatılmıştır. Giriş kapısının bulunduğu kare alan üzeri kubbeli, bunun batısında kalan kısım doğu-batı doğrultusunda uzanan sivri kemerli bir tonozla , güneydoğu köşesinde kalan kısım ise yine sivri kemerli bir tonozla örtülüdür. Sekizgen olan kubbe, dışarıdan oldukça yüksek tutulmuş olan sekizgen bir kasnak üzerine yerleştirilmiştir. Kasnağın üzerini yine sekizgen şekilli piramidal külah örtmektedir. Kubbe kasnağında dört ana yöne açılan pencereler yer verilmiştir. Caminin mihrabı basit özellikte olup dört sıra mukarnaslı dolguya sahiptir. Mihrabın hemen yanında bir mazgal pencere vardır. 
Mescidin minaresi, kale burcunun üzerine inşa edilmiştir. Minare dışarıdan dört bölüm halindeki farklı duvar örgü izleri ile dikkat çekmektedir. En altta temeli oluşturan moloz taşlarla örülmüş silindirik kale burcu, onun üzerine mescit ile birlikte inşa edilmiş olan minarenin küp kısmı ve daha sonra ongen gövde yükselir. Şerefeye kadar tamamen kesme taş ile örülmüştür. Şerefe altı tuğladan yapılmış dört sıra kirpi saçak, ortasındaki yatay bir sıra tuğla dizimi ile iki kısma ayrılmıştır ve gövdesinden daha ince tutulmuş olan tuğla malzemeli, silindirik bölüme geçilmektedir. Bu silindirik bölüm üzerinde olması gereken şerefe ve petek kısmı, günümüzde mevcut değildir. Minarenin giriş kapısı kuzey yönünde olup mescidin damına açılmaktadır. Minareye çıkış Caminin doğu duvarına bitişik şekilde inşa edilen 25 santim eninde, 35 basamaklı taş merdivenle çıkılan damdan sağlanmaktadır. Ayrıca mescidin damında birde çilehanesi vardır. Bir merdiven ile yaklaşık 2.30×9.00 m. ölçülerindeki çilehane bölümüne inilmektedir. Kuzey- güney doğrultusunda, uzun dikdörtgen planlı çilehanenin üzeri, sivri beşik tonoz ile örtülüdür.

Kaynak: Erzurum Gezi Rehberi

3 Temmuz 2026 Cuma

KAZANCI KURT KALESİ

Kazancı (Kurt) Kalesi; Hınıs'a bağlı Kazancı Köyünün yaklaşık 1 km kuzeydoğusunda yer almaktadır. 2650m rakımda bulunan kale Doğu Anadolu’nun en yüksek kalelerinden birisidir. 

Tepenin kısmen düzleştirilmesiyle ve kısmen de doğal yapısına uydurularak inşa edilmiştir. Sur duvarlarının 2 metreye varan kısımları günümüzde ayaktadır. 

Sur duvarları ve iç mekân yapıları taştan, harçsız ve kuru duvar tekniği ile yapılmıştır. Kale yapısal özelliği ile bölgedeki Tunç Çağı Kaleleri ile benzer özellikler göstermesinden dolayı Tunç Çağına tarihlenmektedir.

Kaynak: erzurum.ktb.gov.tr

TOKÇA KALESİ

 

Tokça Kalesi, Aşkale'ye bağlı Tokça Köyü sınırları içinde, köye hâkim bir tepe üzerinde yer almaktadır. Kalenin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir.

Köyün güneyinde bir tepe üzerindedir. Tepenin köye bakan kısmında kale duvarlarına ait kalıntılar bulunmaktadır. Ancak kalıntılardan kalenin nasıl bir plana sahip olduğu anlaşılamamaktadır. Tepe üzerinde, üst üste  üç sıra halinde çöküntüler bulunmaktadır. En üst kısımda kayalar olup alt kısımda iki sıra halinde duvar izleri görülmektedir. Kalıntılardan anlaşıldığı kadarıyla duvarlar farklı boyuttaki moloz taşların harçsız olarak üst üste konmasıyla oluşturulmuştur. Bu uygulama İlkçağ kalelerine ait bir özelliktir. 

Kaynak: erzurum.ktb.gov.tr

1 Haziran 2026 Pazartesi

YILDIRAN KALESİ VE YILDIRAN GÖLETİ

Erzurum/Horasan/Yıldıran Köyü’nün 2 km. kuzeyindedir. Kale Pasinler-Horasan yolunun kuzeyinde Kızılkaya tepesinin üzerinde yer almaktadır. Güneyi oldukça dik ve sarp olan kale, tarım alanlarını ve doğal yollara hâkim bir konumdadır.
 
Kale sur duvarları büyük ölçüde tahrip olmasına rağmen iç kaledeki yerleşim kalıntıları daha iyi durumdadır. Kalenin güneyinde bir sulama göleti bulunmaktadır. Kalenin bu sulama göletini korumak amaçlı yapıldığı anlaşılmaktadır. 

Keramik verileri Geç Kalkolitik, İlk Tunç ve Demir Çağı’na aittir. 

Kaynak:www.kafkas.edu.tr.

ARAS KALESİ


                                           
Aras Kalesi; Erzurum/Horasan Velİbaba Köyü sınırları içerisinde 1710 m. rakımda doğal bir tepe üzerine kurulmuştur.  Kalenin zeminden yüksekliği yaklaşık 15m.’dir.

Kalenin üzerinde tahrip olmuş yapı kalıntıları bulunmaktadır. Yüzey araştırmalar sonucunda çıkarılan bulgular, Erken Demir Çağ ve Orta Demir Çağ (Urartu) dönemine tarihlenmiştir.

Kaynak:www.kafkas.edu.tr.

11 Mayıs 2026 Pazartesi

KAYNARCA KALESİ VE YERLEŞKESİ

 

Erzurum/Horasan İlçesi’nin  Kaynarca Köyü sınırları içerisinde küçük bir tepe üzerine kurulmuş olan antik yerleşke ve kale,  kazılarda çıkarılan bulgulardan   İlk Tunç Çağı’na tarihlenmiştir

Sur duvarları büyük ölçüde tahrip olan kalenin içerisinde yerleşim alanı bulunduğu tespit edilmiştir.

Kaynak: dergipark.org.tr

2 Nisan 2026 Perşembe

EĞERTİ KULESİ

 

Bölge halkı tarafından Eğerti Kalesi olarak adlandırılan ve bölgedeki yüzey araştırmaları sırasında tespit edilen bu kule, antik dönemlerden itibaren yerleşim ve savunma amaçlı kullanılan bir ağın parçası olarak değerlendirilmektedir. Benzer yapılar Erzurum ve çevresinde genellikle bölge güvenliğini sağlamak ve haberleşme amacıyla inşa edilmiştir.

Yapı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü gündemine alınmış ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil süreci başlatılmıştır.

Özellikleri: Tipik bir askeri gözetleme kulesi mimarisine sahip olan yapı, çevredeki yerleşim alanlarını ve geçiş güzergahlarını kontrol etmek amacıyla yüksek bir noktaya inşa edilmiştir.

Kaynak: dergipark.org.tr

HASANBEY KALESİ

Erzurum/Horasan İlçesi’nin Hasanbey Köyü sınırları içerisindeki yüksek tepe üzerinde bulunmakta ve İlk Tunç Çağında inşa edilerek, Orta Demir Çağ ve Orta Çağ’da kullanıldığı düşünülmektedir. Günümüzde kaleden fazla bir şey kalmamıştır.

Kale tarihi yolları ve su kaynaklarını kontrol edebilmek için inşa edilmiş olup, hemen yanında kaleyi besleyen ve günümüzde toprak dolmuş tarihi su tüneline bulunmaktadır.

Kaynak: dergipark.org.tr

2 Mart 2026 Pazartesi

BEĞENDİK KULESİ

 

Beğendik Köyü sınırları içerisinde, yöre halkı tarafından kale olarak tanımlanan ama salında gözetleme kulesi olan Beğendik Kulesi, Trabzon-Rum Pontus döneminden kalmıştır.

Kaynak:dergipark.org.tr

ÇAĞLAYAN KALESİ

Çağlayan Kalesi; Şenkaya/Kaynak Köyü’nün 7 km doğusunda bulunan kayalık tepe üzerine inşa edilmiştir. İki tepeden oluşan kayalığın arası surlarla örülmüştür.  

Sur duvarlarının büyük ölçüde tahrip olduğu kalenin, su kaynaklarını koruyabilmek için yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca kalenin bulunduğu kayalık bölgede, örneklerine Orta Asya’da ve Anadolu’da rastladığımız genellikle av sahnelerinin tasvir edildiği petrogliflerin bulunduğu “Kaynak Köyü Kaya Panoları” bulunmaktadır. 

Yüzey çanak-çömlek malzemesi İlk Tunç Çağ ve Orta Çağ’a tarihlendirilmektedir.

Kaynak:dergipark.org.tr

4 Şubat 2026 Çarşamba

AŞAĞI KOM KALESİ

Horasan ilçesi  Kaynarca Köyü sınırları içerisinde bulunan Aşağı Kom Kalesi,  Yukarı Kom Kalesi’nin yaklaşık 1 km kuzey batısında bulunmaktadır. 

Yapılan kazılarda bulunan eserlerden, kalenin Tunç, Demir ve Erken Demir çağı ile, Orta Çağda da kullanıldığı  anlaşılmaktadır.

Kaynak: dergipark.org.tr

YUKARI KOM KALESİ

Horasan İlçesi’nin 46 km güneydoğusundaki Kaynarca Köyü’ndedir. Doğusu, batısı ve kuzeyi uçurum olan kale oldukça sarp bir tepe üzerindedir. 

Kaçak kazılarla yok olan kalede büyük oranda tahrip olmuş birde kaya basamaklı su tüneli bulunmaktadır. 

Keramik verileri Tunç Çağı, Demir Çağ, Ortaçağ’a aittir.

Kaynak: dergipark.org.tr

1 Ocak 2026 Perşembe

ÇARNESİ (KALEBOYNU) KALESİ

Çarnesi Kalesi; Tortum Kaleboynu sınırları içerisinde bulunmaktadır. Çağirnisi Kalesi olarak da bilinir Orta Çağ'dan kalma Gürcü Kalesidir. Kaleboynu Köyünün 700 metre batısında, kaba yontulmuş taşlar ve kireç harcıyla inşa edilmiştir.

Büyükçe bir yap olan kalenin (50 x 80 m) günümüze ulaşan surlarının yüksekliği 10 metreyi bulmaktadır. Kale içinde tek nefli kilise ve sarnıçların kalıntıları günümüze ulaşmıştır.


Kaynak: https://www.academia.edu

HUBYAR KALESİ

Çat’ın 3 km güneybatısında, Karasu Nehri'nin kollarından biri olan Hubyar Çayı'nın güneybatısında yer almaktadır. İki kademeli bir kaledir. Kalenin kuzey tarafında sur izlerine rastlanmaktadır. Üç sıra halinde görülen sur duvar izleri yaklaşık olarak 4 m uzunluğundadır. Kale stratejik açıdan bölgeye hâkim bir konumdadır. 

Çanak çömlek parçaları kalenin İlk Tunç Çağı'ndan itibaren yerleşim gördüğünü düşündürmüştür. Erken dönem mezarları da tespit edilen kalede ayrıca, Erken Demir Çağ, İTÇ ve Orta Çağ'a ait çanak çömlek parçaları da ele geçmiştir.

Kaynak: https://www.academia.edu