1 Aralık 2009 Salı

DEVE OYUNU -I-

Deve Oyunu; Erzurum Merkez

Oyun, iki çalgıcı refakatinde davul - zurna veya davul - klarnetle düğünlerde, eğlence yerlerinde oynanan çifte telli, kosarma, daslıços, dehlenk vs. gibi havalarla oynanır. Çalgıcıların başlaması ile hem deve hem de iki deveci birden oynarlar. Deve, kendisini oynatanlardan birine kafası ile vurur, ısırır, tekme atar. Dövülen deveci elindeki çubuğu ile deveyi dövmeye başlar.

I.DEVECİ - Kime karşı gelirsen köpeyoğlu? Özün menim dayağımı heç bilemez misen? Yahşı suratın Allah kahreyleye. Deve değildi sanki gatır.

Deveci deveyi dövüp bu sözleri söyledikten sonra davul - zurna bir uzun hava çalmaya başlar. Deve dayağı yedikten sonra çalgıcının melodisine uyarak titremeye başlar.Titrer, titrer ve kendisini yere atar.Yerde ölüyormuş gibi hareketler yapar, ağzını açar yumar ve ölür.

II.DEVECİ -(Devesinin öldüğünü görüp heyecanlanarak arkadaşına)

Eyyyvaaah!.Ocağımı su koyverdin, meni mahv eyledin. Vay dılgır oğlu dılgır sen deveyi Hakka tapşırdın. (arkadaşına vurur).

I.DEVECİ - (Ağlayarak). Ne vurursun gardaşım! Köpeyoğlunun devesi seksen sekiz dişi ile kalçamı kıtladı. Kellesini böğrüme vurdu, otuz altı kaburga kemiğim çatladı. Çatladı çat çat.

II.DEVECİ - Ay umarım Allah'tan özün hammısı birden çatlasın. I.DEVECİ - Senin deven çatlasın, deven patlasın.Her türlü aleti edavatı yetmiş sekiz bin parçayı bölünüp semavata fırlasın. II.DEVECİ -(Devesinin başında ağlayarak dolanır, yüzünü okşar,arkasına geçer, sargısını ve kalın etlerini okşarken). Ah menim balam menim eğem, menim atam, dedem, babam, menim yeke devem, hele bir cannan. Goran bir dua tapşıram, cannan. (Deveden ses gelmediğini görünce) Sen İran'dan Turan'a yüz kırk batman yük götürürdün. On beş bin beş yüz arşın yolu üç saatte gatederdin, imdi nemeler oldu sana? I.DEVECİ - Eğe ne ağlıp durursun, bu deve dekinden, nazından zıbardı. II.DEVECİ - Eğe ne dekdi, ne nazdı. (Kalbini dinler) Özünü hakka vermiş, kalbi bile çarpınır. I.DEVECİ - Onun kalbi kıçındadır, gerisini dinle, motor gibi atır. II.DEVECİ - (Kıçını dinler ses geldiğini anlar, sevinir bir halde) Caaan caaan can! Vuy o puf puf diyen dilleren gurban, o ne güzel kalp çarpır, kalp değil sanki demirci körüğüdür. I.DEVECİ - Eğe men onun ilacını bilürem. II.DEVECİ - O ilac nemele ilaçtı? I.DEVECİ - Mayastroooo (çalgıcılara dönerek) Ay mayastrocular bizim deveye eyi bir hava çalasız, belki tirile. II.DEVECİ - (Çalgıcılara yalvararak) Size kurban olim,can veresiz bu hayvana, nerdeyse aklım kalkır.

Zurnacı, devenin arkasına gelip uzun bir hava çalmaya başlar, deve çalgıcının melodisine uyarak titremeye başlar, deveciler sevinir ve deve ayağa kalkar. Deve ne deveciler tekrar oynar oyun biter.

DEVECİLER - Eğe,bizim pulları verin, gideceğik.

Kaynak- Kültür ve Turizm Bakanlığı

DEVE OYUNU -II-

Deve Oyunu; Hasankale/Yastıktepe Köyü

Dışarıdan bir adam odaya girerek selam verir ve muhtarı sorar. Muhtar gelir.Tokalaşırlar.

ADAM - Bene bir tarla ver muhdar. MUHTAR - Ne yapacağsan? ADAM - Lahana ekecağam. MUHTAR - (Odada oturanlardan birini ortaya çıkararak). Bunun çoh tarlası var. ADAM - (Tarla sahibine döner). Bene bir tarla ver. TARLA SAHİBİ - (El hareketleriyle önünde geniş bir alanı gösterir) Ahan,ne gadar istirsen al, gözün kestirdiği gadar senin olsun.

Adam, kendisine bir miktar tarla ayırır. Elindeki değnekle sınırlarını belirler. Sonra aynı değnekle tarlada çalışma hareketleri yaparak neşeli bir biçimde lahanaları ektiğini hissettirir.

ADAM - (Kendi kendine) Here here hesdani Danalar girdi bosdani Goyma bostan azari Yemesin bizim lahanalari

Adam, tarlanın yanıbaşında yatar, uyur. Bir süre sonra uyanınca tarlanın ortasında bir devenin yatmakta olduğunu görür. Hayatında hiç deve görmediği için bu hayvanı tanıyamaz, şaşırır.

ADAM - (Kendi kendine) inek değil, öküz değil, at değil, eşşek değil.(Bir süre daha şaşkınlıkla bakar ve karar verir), Bu eşşektir, bu eşşektir.

Adam, yatmakta olan deveye biner. Deve hemen ayağa kalkar. Çok yükseğe çıktığı için bunun eşek olmadığını anlar. Korkuşla "yandım, öldüm" diye bağırır, feryat eder, ağlar. Sonra başını yukarıya kaldırır. Gökte uçan leylekleri görür. Leyleklere hitaben şunları söyler:

Siz gidersiz Gars'a Orda vardır arsa Arsada bir yapi Yapide ganatli kapi Gapide vardır bir halğa O halğayi siz çalın Eğer çıharsa biri, bıyıhlari gaba O bizim baba Eğer çıharsa biri, enteresi sari Odur bizim gari Siz ona söyleyin: Hesso binmiş goca bir elemete Artıh gider gıyamete Ya gelir, ya da gelmez.

Leyleklere arzusunu böylece bitirdikten sonra derin bir "ah" çeker. Develer "yıh" denildiğinde yatmaya alışkın oldukları için bu deve de "ah" sözünü "yıh" anlayarak yere yatar. Adam böylece kurtulmuş olur.

Kaynak- Kültür ve Turizm Bakanlığı

DEVE OYUNU -III-

                       
Deve Oyunu (Tortum - Cihanlı köyü)

Oyuncular:Kadı: Oyunun baş sorumlusu. Oyunu düzenler, yönetir ve bizzat rol alır.


Kızlar (iki kişi): Kadın kılığına girmiş erkekler.

Deveyi meydana getirenler (iki kişi): Devenin sahibi
İnzibatlar (iki kişi): Kızlara sarkıntılık yapılmaması için onları korurlar. Aynı zamanda oyunun genel asayişinden de sorumludurlar.

Ayı: Vücudunun her tarafı deri ve kemle sarılmış bir kişi.
Ayının sahibi

Toplayıcı: Her evin önünde oyun sergilendikten sonra ev sahibinin verdiği bahşişi (arpa, buğday, patates para v.b) teslim alan kişi.

Davulcu

Zurnacı

(Davul - zurna yoksa onların yerine teneke çalan bir kişi)


Deve oyununun kalabalık ekibi köyde sırayla evleri dolaşmaya başlar. Herhangi bir evin önünde durulur. Ev sahibi dışarıya çağrılır.

EV SAHİBİ - (Kadıya hitaben) Kadı efendi, şu gızların oynasın da bir görelim.

KADI - (inzibata döner) Oğlum sene.

İNZİBAT - Söylesene.

KADI - Şu benim cici gızlarım gelsin bir oynasın.

Kızları ortaya gelirler.Davul - zurna eşliğinde bir süre oynarlar.

EV SAHİBİ - (Kadıya) Hele bir de deve oynasın, görelim.

KADI - (Devenin sahibine) oğlum sene.

DEVENİN SAHİBİ - Şu bizim Mercan'ı çağırın, gelsin oynasın.
Devenin sahibi, deveyi ortaya çıkarır. Deve oynamaya başlar.

DEVENİN SAHİBİ - (Belli bir beste ile okur)

Develi, develi
Sordum aslın nereli
Dedi İskendereli
Çoh sallama göbeği
Bebek getti yaşına
Şapka ister başına
Develi, develi
Sordum aslım nereli
Haydi elma yanaklı
Haydi kiraz dudaklı
Çok sallama göbeği
Düşürürsün bebeği

Deve bir süre oynadıktan sonra ev sahibi deveye binmek istediğini söyler.

DEVENİN SAHİBİ - Oğlum Mercan yıh.

Deve yatar.Ev sahibi deveye biner. Deve, bir süre de böylece oynar. Devenin oyunu bitince ev sahibi bir de ayının oynamasını ister.

KADI - (Ayının sahibine) Oğlum sene.

AYININ SAHİBİ - Söylesene.

KADI - Şu bizim ormanlarda gezen iki yaşındaki eti yiyilmeyen miskini çağır, bir oynasın da görelim.

Ayı ortaya gelir. Oynamaya başlar.

AYININ SAHİBİ - (Belli bir besteyle söyler)

Ayunun gözleri humar
Birini açar, birini yumar
Ağalardan peşgeş umar

AYININ SAHİBİ - (Ayıya) Goca garılar yaylaya nasıl gider?

Ayı, inleye inleye yürüme hareketleri yapar.

AYININ SAHİBİ - Genç gızlar yaylaya nasıl gider?

Ayı, çabuk yürüme hareketleri yapar. Durur. Aynaya bakarak saçlarını tarama taklidi yapar. Ekipte bahşiş toplayan kişi ev sahibinden bahşişi alır. Bir başka evin önüne giderler. Böylece sabaha kadar eğlenirler.Toplanan yiyecekler satılır. Parasıyla bir koyun alınır. Kebap yapılarak eğlence tertiplenir.

Kaynak- Kültür ve Turizm Bakanlığı

ER BULUNUR BAR BULUNMAZ OYUNU

Er Bulunur Bar Bulunmaz Oyunu; Hasankale/Kavuşturan Köyü

Kocası tarafından düğüne gitmesi yasaklanan kadın, kocasının bulunmadığı bir anda düğüne gider. "Kocamın nereden haberi olacak, beş dakikalığına gider gelirim" diye düşünür. Düğün evinde diğer kadınlarla birlikte bar oynamaya başlar.

Aradan uzun bir zaman geçer. Kadın, kendini tamamen oyunun havasına kaptırır. Bir başına kada gelir ve o zevkle kendinden geçer. Eve geç kaldığını anlar ve oyundan çıkmak isterse de bunu yapamaz. Bu arada eve gidip hanımını bulamayan ve çocukların ağladığını gören adam, düğün evine gelir. Hanımının bar başında oynadığını görünce iyice sinirlenir. Kadın da oynamaya devam eder. Karı koca arasında çalgının ritmine uygun olarak her cümle iki kez tekrarlanmak üzere şu konuşma geçer:

ERKEK - Gız sen burya neye geldin? KADIN - Bari düzeltmiye geldim. ERKEK - Gız çocuhlar evde ağlir. KADIN - Eline etmek vermişem. ERKEK - Gız evde etmek yoğidi. KADIN - Gonşilerden borç almışam. ERKEK - Gız vallahi boşaram seni, gız billahi boşaram seni.

Bu konuşmalar devam ederken adam da oyunu heveslenir. Onun havasına kendini kaptırır. Gider, bar başına geçer. Hanımıyla birlikte söyleyip oynamaya başlarlar:

KARI - KOCA (Beraber) Er bulunur, bar bulunmaz. Son cümle birkaç kez tekrarlanır ve oyun biter.

Kaynak- Kültür ve Turizm Bakanlığı

FATTİK OYUNU

Fattik Oyunu (Aşkale - Pırnakaban köyü)

(Köy meydanı kenarında, önceden sahibi uyarılmış evin önünde, oyuncular toplanırlar. Muhtar seslenip oyun oynanacağını bildirir. Ev sahibi bu sırada evinin önünde hazır beklemektedir).

BİRİNCİ BÖLÜM:Halay çekilirken deve, deveci, deve üzerinde bir gelin, ardından öbür gelin, ayı, ayıcı, katip, ambarlar ritmik hareketlerle yörenin halk oyunları yürüyüş motiflerini kullanarak dolaşırlar, arada halaylar çekerler. Bu oyunlar sırasında seyircilerle oyuncular arasında komik hareketler olur. Devenin baş vurması, bir seyircinin deveye baş vurması, iğne batırması, gelin ile deveye söz atılması gibi.

İKİNCİ BÖLÜM:Deve kapının önüne gelir. O sırada eşkıya devenin önüne geçer. Gelini kaçırmak isteyen eşkıya ile deveci arasında münakaşa başlar:

EŞKİYA - Selamünaleyküm deveci.

DEVECİ - Aleykümselam ağa.

EŞKİYA - O hanımi nere götürirsen?

DEVECİ - Hanımi zeyi götürirem ben.

EŞKIYA - Yendir aşşaği.

DEVECİ - Neden yendireyim aşşaği?

EŞKIYA - Ulan utanmaz, lüzumi yoh, yendir aşşaği defol, o benim garım olacah.

GELİN - Ben oni almiram, uy beni ona vermeyin.

DEVECİ - Ey namussuz, savuş garşımdan.

EŞKIYA - Namussuz, al sene bir zopa "küt , küt".

GELİN - Vıy ağami öldürdüler, vıy paşami öldürdiler veyy.

DEVECİ – ay, oy, aman, vayy.

GELİN - Galdım düzlerde, sahapsız galdım!

DEVECİ - Ah anam öldüm vay.

GELİN - Vay düzlerde galdım, öldi sahapsız galdım, umutsuz galdım ihiii... (ağıt ezgisinde söylenir).

Bu arada katip ve ambarlar evin önüne gelirler. Katip, elindeki tezeğe sopayla yazı yazar gibi yaparak ev sahibinden yiyecek ister. Ambar da verilenleri torbaya koyar. Sevinçlidir. Katip ve ev sahibinin arasında söyleşi başlar:

KATİP - Ev sahibi, gel buraya bakalım.

EV SAHİBİ - Buyur katip efendi.

KATİP - Yirmi batman un, on batman bulğur.

EV SAHİBİ - Eeee...

KATİP - Bir batman gurut.

EV SAHİBİ - Oooo...

KATİP - Üç kilo lor.

EV SAHİBİ - Eeee...

KATİP - Elli gıram sarmısah, bizim ağalara birer şişe ispirto.

EV SAHİBİ - Al katip efendi, sene yirmi batman un, size birer şişe ispirto, elli gram sarmısah, elli batman gurut, bizden bu gadar, tamam mı katip efendi.

KATİP - Yooohh, olmadı böyle ev sahibi.

EV SAHİBİ - Bizden bu gadar, ne yapalım.

KATİP - Eşgıya gel buraya bakalım. Buna bir vur bir sopa.

EV SAHİBİ - Yoh, yoh, yoh, yoh, al. Beli öldürmeyin, bu cüzdanın parası da sizin olsun.

KATİP - Eyvallah ağam, eyvallah. Çoh sağ olasın, kesen bereket.

Yiyecekler alındıktan sonra ölmüş olan deveci tekrar dirilir. Ve:

DEVECİ - Beni öldürmekten kim gurtardı?

GELİN - Bu ağa bir panginot verdi, seni ölümden gurtardı. Bizim de bu eşgiyanın elinden namısımızi gurtardi. Çoh şükür olsun.

DEVECİ - Vay ağam, dünyalar durduhça durasan! Sen bizi gorudun, gurtardın. Allah da seni gorusun.

EV SAHİBİ - Oğlum ey loculuhlar size. Sizi gurtarmah benim hakgımdır. Bir guş bir çalıya böyle daldalanır. Gel oğlum bunnarı yola vur.

HİZMETKAR - Peki vurayım ağam.

DEVECİ - Hadi ağam. Allah'a ısmarladık.

Oyun bitince kısa bir süre halay çekerler. Sonra ayı oyununa başlarlar.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM:Bir köy evi önünde çalgılar eşliğinde oyuncular ayıyı oynatmaya başlarlar. Oyun başladıktan sonra bir ara ayı düşüp ölür.

AYICI – Aaaa! Ayıl! açlıhtan öldi. Ağam gelsene buraya.

HİZMETKAR - Peki ağam geleyim.

AYICI - Bir şey getir de şu ayım yesin, dirilsin.

HİZMETKAR - Hamır getireyim deyim. Al ağam hamır sana.

AYICI - Al bakalım oğlum şu hamırı ye de diril bakalım.

Ayı hamuru yer ve dirilir.

AYICI - Allah'a şükür, ayım dirildi.

Tekrar halay çekerler. Böylece o evin önündeki oyun biter. Başka bir evin önüne gidilerek oyunlar tekrarlanır. Deveci oyununda ambarlara verilen yiyecekler akşam toplanarak yenilir. Rakılar içilir. Ziyafet sabaha kadar sürer. Oyuna katılmayan bazı gençler bu ziyafete katılırlar.

Kaynak- Kültür ve Turizm Bakanlığı

GELİN BAYILDI OYUNU

Gelin Bayıldı Oyunu (Pazaryolu - Göztepe köyü)

Oyuncular:
Gelin:Günlük kıyafetiyle bir genç kız.
Birinci Delikanlı (Güveyi):Erkek kılığına girmiş bir genç kız.
İkinci Delikanlı (Gelini isteyip de alamamış delikanlı): Erkek kılığına girmiş bir genç kız.

Oyun, kına gecesinde, kadınlar tarafından oynanır. Gelin ve güveyi rolündeki kadınlar, kına gecesindeki gerçek kaynananın önüne gelerek çalgı eşliğinde oynamaya başlarlar.

Seyircilerden birkaçı da oyuna katılırlar. Kenardaki seyircilerden bazıları gelinle güveyi için "birbirlerine pek de yakışmışlar" "Allah mutlu etsin" gibi ifadeler kullanırlar.

Herkes tamamen oyuna daldıktan sonra gelin olan kızla evlenmek isteyip bunu başaramayan ikinci delikanlı " o kızı sana yar etmem, ulan, bırakın beni" şeklinde naralar atarak içeriye girer.

Belinden tabancayı çekip gelinle güveyiye ateş eder. Kaçarak evden çıkar. Gelin ile güveyi yaralanarak yere düşerler. Başlarına toplanan seyircilerden bir kısmı "çabuk davranın hastaneye götürelim" diye bağırırlar.

Diğerleri ise "götürelim, götürelim de para hani?" biçiminde karşılık verirler. Bahşiş istendiğini anlayan kaynana "alın şu parayı da çabuk hastaneye yetiştirin" diyerek oyunculara bir miktar para verir. Delikanlılar, gelin ve güveyiyi alarak dışarıya çıkarırlar. Alınan para, oyuncular tarafından değerlendirilir.

Kaynak- Kültür ve Turizm Bakanlığı

GIDİK SATMA OYUNU

Gıdik Satma Oyunu; Hasankale/Yastıktepe

Oyuncular: Satıcı - Alıcı - MuhtarKöpekler:Yünlü montlarını ters giyinerek elleri ve ayakları üstünde yürüyen üç kişi.Bir oğlak satıcısı, oğlağa benzeyen üç tane köpek yavrusunu alarak köye gelir:

SATICI - Bu köyün muhtarı nerde? MUHTAR - Bu köyün muhtarı benem. Ne diyirsen? SATICI - Anbu gıdikleri satiram, alan var mı? MUHTAR - (Bağırarak) Satlıh gıdik var, alan var mı? ALICI - Ben aliram. (Yavru köpeklerin yanına gelir. Biraz baktıktan sonra şüphelenir. Satıcıya) Bunnar gıdik mi, gudik mi? SATICI - Ya ne ya gardaş, gıdik görmir misen? (Yavru köpeklere seslenir) Gıdi gıdi gıdi gıdi... (Köpekler satıcının yanına gelir. Alıcıya) gördün mi, bunnar gıdik. ALICI - (Denemek için seslenir) Gıdi gıdi gıdi... (Köpekler alıcıya saldırır, onu ısırırlar).

Kaynak- Kültür ve Turizm Bakanlığı