Erzurum Barları ile birlikte Trabzon, Rize, Erzincan halk oyunları ilk kez filme alındı.
Yusuf Ziya Demircioğlu, Mahmut Ragip Gazimihal, Feruh Arsunar ve Abdülkadir İnan'dan oluşan ekip İstanbul Konservatuarı adına folklor hazinemizi ölümsüzleştirdi. Kaynak:ekitap.kulturturizm.gov.tr
1914 yılında, Doğu Cephesinde Rus Ordusuyla savaşan
ordularımızın, Rus ordusundaki kayaklı askerlerin saldırılarıyla zayiata
uğradığını gören Başkomutan Enver Paşa, daha sonraki muhtemel savaşlarda
kayaklı askerî birliklerle savaşabilmek için 1915 yılında Avusturya'dan Alher
BILDSTEIN isimli kayak uzmanını Erzurum'a getirterek Kiremitlik tabyalarının
yokuşunda subay ve erlere kayak eğitimi yaptırmıştır. Bu amaçla İstanbul’da yaptırılan
çok sayıda kayak hayvan sırtında Erzurum'a taşınmış ve kayakçı askeri personel
yetiştirilmiştir. Bu ilginç eğitimi görerek heveslenen Erzurumlular arasın da
bu tarihten itibaren kayak sporu yaygınlaşmaya başlamıştır.
1933 yılında Erzurum Halkevi nezdinde Palandöken'de kayak
faaliyetlerine başlanmıştır. Spor olarak ise; Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü
bünyesi içerisinde "Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu "olarak 1936
yılında ilk resmi hüviyetini kazanmıştır.1968 yılında Dağcılık sporu ile olan
Federasyon beraberliğinden ayrılarak çalışmalarını sürdürmüştür.
Karayazı Cunni Mağarası; Erzurum‟un 158 km. kadar güneydoğusunda yer alan Karayazı İlçesi‟ne bağlı Salyamaç Köyü‟nün 6 km. kuzeydoğusunda yer alan bir mağaradır. Karayazı‟ya, Erzurum-Kars yolundaki Köprüköy yakınlarından ayrılan yol üzerinden Güzelhisar (Avnik) ve Geyikli Köylerinden geçerek ulaşılmaktadır.
İki katlı olan mağarada Atatürk Üniversitesince
yapılan bilimsel incelemelerde; alt katında Apsisli bir ortaçağ kilisesi, ovaya bakan
büyük bölmesindeki kayalar üzerinde ise kiliseden daha eski zamanlara tarihlenmiş Oğuz Türklerine ait damgalar (yazı) bulunmuştur. Yapılan incelemelerde ise 29 farklı damganın 12 değişik boya
ait olduğu tespit edilmiştir.
Mağarayı inceleyen bilim adamlarına göre bu buluntular mağaranın; Erzurum ve çevresinin Türklerin Anadolu'da yerleştikleri
ilk merkezlerden biri olduğunu göstermektedir.
Cedid Camii; Cedid mahallesinde Cami Sokakta yer almaktadır.
Vakıflara ait kayıtlarda 1679 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır, kitabesi
yoktur.
İlk yapılışında toprak damla kaplı olan cami geçirdiği tamirlerde çatı
ile örtülmüş ve tahta minaresi oluklu sac ile kaplanmıştır. Mahalle arasındaki caminin çevresi meskenlerle çevrilidir.